Marjinal ürün, bir üretim faktörünün (örneğin, işgücü) bir birim daha kullanılmasıyla elde edilen üretimdeki artışı ifade eder. Yani, bir işçi daha işe aldığımızda veya bir makine daha kullandığımızda üretim ne kadar artıyor sorusunun cevabıdır. Bu kavram, firmaların üretim kararlarını anlamak için kritik öneme sahiptir.
İşgücü talebi, firmaların belirli bir ücret düzeyinde çalıştırmak istedikleri işçi sayısıdır. Bu talep, işgücünün marjinal ürün değeri (MPV) ile yakından ilişkilidir. Marjinal ürün değeri, marjinal ürünün piyasa fiyatı ile çarpılmasıyla bulunur. Firmalar, işgücünün marjinal ürün değeri, işgücünün maliyetine (ücret) eşit olana kadar işçi almayı sürdürürler.
Azalan verimler yasası, diğer üretim faktörleri sabitken, bir üretim faktörünün (örneğin, işgücü) sürekli olarak artırılması durumunda, bir noktadan sonra marjinal ürünün azalacağını ifade eder. Bu yasa, işgücü talebini doğrudan etkiler.
Bir tekstil fabrikası düşünelim. Fabrika, başlangıçta daha fazla işçi alarak üretimini önemli ölçüde artırabilir. Ancak, bir noktadan sonra, makineler ve alan sınırlı olduğu için, ek işçilerin katkısı azalmaya başlar. Hatta, işçiler birbirini engellemeye başlayabilir ve bu durum marjinal ürünü düşürür. Bu nedenle, fabrika sahibi, işgücünün marjinal ürün değeri, ücret maliyetine eşit olana kadar işçi almayı sürdürür.
Sonuç olarak, marjinal ürün ve işgücü talebi arasındaki ilişki, firmaların kâr maksimizasyonu hedeflerini anlamak için temel bir kavramdır. Firmalar, işgücünün marjinal ürün değerini dikkate alarak, optimal işgücü miktarını belirlerler.