Persona, psikolojide bireyin dış dünyaya sunduğu maskedir. Carl Jung'un geliştirdiği bu kavram, kişinin sosyal rolleri, davranışları ve dış görünüşü aracılığıyla başkalarına sergilediği yüzünü ifade eder. Persona, bireyin toplum içindeki uyumunu kolaylaştırır ve sosyal beklentilere yanıt vermesini sağlar. Ancak, persona ile gerçek benlik arasındaki denge önemlidir; aksi takdirde birey kendi özünden uzaklaşabilir.
Persona, çocukluktan itibaren gelişmeye başlar. Aile, okul ve toplumun etkisiyle şekillenir. Birey, çevresinden aldığı geri bildirimlere göre davranışlarını ve tutumlarını ayarlar. Bu süreçte, persona bireyin kimliğinin bir parçası haline gelir. Ancak, sağlıklı bir gelişim için persona'nın esnek ve uyumlu olması önemlidir.
Persona ile gerçek kimlik arasındaki denge, ruh sağlığı açısından kritiktir. Eğer persona çok baskın hale gelirse, birey kendi özünden uzaklaşabilir ve yabancılaşma duygusu yaşayabilir. Bu durumda, bireyin kendi değerlerini, inançlarını ve duygularını tanıması ve kabul etmesi önemlidir. Terapide, bireyin persona'sını fark etmesi ve sağlıklı bir denge kurması hedeflenir.
Persona'nın aşırı kullanımı veya yanlış anlaşılması, bazı olumsuz sonuçlara yol açabilir: