Hukuk sistemimizde sıkça duyduğumuz "müşteki" ve "şikayetçi" kavramları, ceza yargılamasının önemli aktörlerinden birini tanımlar. Bu yazıda, müştekinin kim olduğunu, haklarını ve yargılama sürecindeki konumunu detaylıca inceleyeceğiz.
Müşteki, bir suçun işlendiği iddiasıyla cumhuriyet savcılığına veya kolluk kuvvetlerine başvurarak hukuki süreci başlatan kişidir. Basit bir ifadeyle, kendisine karşı veya tanık olduğu bir suç nedeniyle resmi makamlara şikayette bulunan bireydir.
Bu iki kavram sıklıkla karıştırılsa da aralarında önemli farklar bulunur:
Örneğin, bir hırsızlığa tanık olan komşu, mağdur olmasa da müşteki sıfatıyla suçu bildirebilir.
Müşteki, bazı suç tiplerinde (örneğin hakaret, tehdit gibi şikayete bağlı suçlarda) soruşturma aşamasında veya kovuşturma başlamadan önce şikayetinden vazgeçebilir. Bu durumda soruşturma veya kovuşturma düşer.
Müşteki, dava açıldıktan sonra "katılan" sıfatını alır. Katılan sıfatıyla davaya müdahil olabilir, avukat tutabilir, delil sunabilir ve hukuki süreci aktif olarak takip edebilir.
Sonuç olarak, müşteki sıfatı hukuk sistemimizde suçların ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanmasında kritik bir role sahiptir. Müşteki olarak hareket eden bireyler, hem haklarını hem de sorumluluklarını bilerek hareket etmelidir.