Nedim, 18. yüzyılın başlarında, Osmanlı İmparatorluğu'nun en parlak dönemlerinden biri olan Lale Devri'nde yaşamış, divan edebiyatının önde gelen şairlerinden biridir. İstanbul'un sosyal hayatını, eğlencelerini ve aşklarını şiirlerine yansıtan Nedim, döneminin ruhunu en iyi şekilde temsil etmiştir.
Nedim, asıl adı Ahmed Nedim olan şair, 1681 yılında İstanbul'da doğmuştur. İyi bir eğitim almış, Arapça ve Farsça'yı öğrenmiştir. Şiirlerinde İstanbul'u, Boğaz'ı, köşkleri, bahçeleri ve dönemin eğlencelerini canlı bir şekilde tasvir etmiştir. Şiirlerinde kullandığı sade ve akıcı dil, onu diğer divan şairlerinden ayırmıştır. Nedim, 1730 yılında Patrona Halil İsyanı sırasında hayatını kaybetmiştir.
Şarkı, divan edebiyatında 18. yüzyılda ortaya çıkan ve bestelenmek amacıyla yazılan bir nazım şeklidir. Genellikle aşk, eğlence ve doğa konularını işler. Şarkılar, diğer divan şiirlerine göre daha sade bir dille yazılır ve hece ölçüsü kullanılır. Nedim, şarkı türünün en önemli temsilcilerinden biridir ve bu türün gelişmesine büyük katkı sağlamıştır.
Nedim, divan edebiyatının geleneksel kalıplarını kırmış ve şiirine yeni bir soluk getirmiştir. Şiirlerinde yerel unsurları, günlük hayatı ve İstanbul'un güzelliklerini işlemiştir. Şiirlerinde kullandığı sade ve akıcı dil, onu diğer divan şairlerinden ayırmıştır. Nedim, şiirlerinde rindane bir tavır sergilemiş, hayatın zevklerinden ve güzelliklerinden bahsetmiştir.
Aşağıda Nedim'in en bilinen şarkılarından bir örneği bulunmaktadır:
"Gülşende yine neş'e vücud-ı bahâr var
Eşcâr âşıkâne edâda kenâr var
Bülbül nevâ-yı aşk ile zâr u figândadır
Her gûşede bir âşık-i dil-figâr var"
Bu dizelerde, baharın gelişiyle birlikte gül bahçesindeki neşe, ağaçların âşıkane halleri ve bülbülün aşkla feryat etmesi tasvir edilmektedir. Nedim, bu dizelerde doğanın güzelliklerini ve aşkın coşkusunu ustalıkla ifade etmiştir.