Eğitim sistemleri sadece ders kitaplarında yazan bilgilerden ibaret değildir. Okulların ve diğer eğitim kurumlarının, resmi müfredatın dışında, öğrencilere farkında olmadan aktardığı değerler, normlar ve inançlar bütünü vardır. İşte buna örtük program veya gizil müfredat adı verilir.
Örtük program, eğitim sürecinde planlı ve kasıtlı olarak öğretilmeyen, ancak öğrencilerin okul yaşamı, sosyal etkileşimler ve kurum kültürü aracılığıyla edindiği davranışlar, tutumlar ve değerlerdir. Bu program "gizli"dir çünkü yazılı değildir ve genellikle fark edilmeden öğrenilir.
Not sistemleri, sıralamalar ve ödüller aracılığıyla öğrencilere rekabetçi davranışların önemli olduğu mesajı verilir.
Ders zilinin çalması, teneffüs süreleri ve düzenli ödev teslimi gibi uygulamalar, öğrencilere zamanın kontrol altında tutulması gerektiğini öğretir.
Öğretmenin sınıftaki otoritesi, öğrencilerin sıralarda oturma düzeni, kıyafet kuralları gibi unsurlar sosyal hiyerarşiyi ve rollerin nasıl oynanacağını gösterir.
Bayrak törenleri, milli marşlar ve resmi tatiller aracılığıyla vatandaşlık bilinci ve milli değerler aktarılır.
Örtük program, eğitimin kaçınılmaz bir parçasıdır. Hiçbir okul tamamen "nötr" bir ortam sağlayamaz. Ancak eğitimcilerin bu gizli müfredatın farkında olması ve olumsuz etkilerini minimize etmeye çalışması önemlidir. Demokratik, kapsayıcı ve eleştirel düşünceyi teşvik eden bir okul iklimi oluşturmak, örtük programın olumlu yönde işlemesini sağlayabilir.
Örtük program, eğitimin görünmeyen ama son derece güçlü bir boyutudur. Öğrenciler sadece matematik formüllerini veya tarih bilgilerini değil, aynı zamanda nasıl "iyi vatandaş" olunacağını, toplumda nasıl davranılacağını ve hangi değerlerin önemli olduğunu da öğrenirler. Bu nedenle, eğitimin kalitesini değerlendirirken sadece akademik başarıya değil, bu gizli müfredatın ne tür mesajlar verdiğine de dikkat etmek gerekir.