Antik Yunan felsefesinin en etkili isimlerinden biri olan Platon (MÖ 428/427 - MÖ 348/347), Batı felsefe geleneğinin temel taşlarını döşeyen bir düşünürdür. Türkçe'de daha çok Eflatun ismiyle bilinen bu büyük filozof, öğretmeni Sokrates ve öğrencisi Aristoteles ile birlikte Batı düşünce tarihinin en önemli üçlüsünü oluşturur.
Atina'nın soylu bir ailesinde doğan Platon, genç yaşta Sokrates'in öğrencisi olmuş ve onun ölümüne kadar yanından ayrılmamıştır. Sokrates'in baldıran zehiri içerek idam edilmesi, Platon'u derinden etkilemiş ve siyasete olan inancını sarsmıştır.
Platon, MÖ 387'de Akademi'yi kurarak Batı'nın bilinen ilk yüksek öğretim kurumunu hayata geçirmiştir. Bu kurum, ismini Atina yakınlarındaki bir zeytinlikten almış ve neredeyse 900 yıl boyunca felsefi eğitim vermeye devam etmiştir.
Platon felsefesinin merkezinde İdealar Kuramı yer alır. Bu kurama göre:
Platon'un Devlet adlı eserinde yer alan bu ünlü alegori, insanın bilgiye ulaşma sürecini anlatır:
Platon'a göre bilgi, doğuştan ruhumuzda bulunur ve öğrenme aslında bir anımsama sürecidir. Ruhlar idealar dünyasında yaşarken bu bilgilere sahiptir, ancak bedene girdiklerinde unuturlar. Duyusal deneyimler, bu unutulmuş bilgileri hatırlamamıza yardımcı olur.
Platon'un felsefesi, Hristiyan teolojisinden İslam felsefesine, Rönesans düşüncesinden modern felsefeye kadar geniş bir yelpazede etkili olmuştur. Özellikle idealar kuramı, bilgi felsefesi ve siyaset teorisi alanlarındaki katkıları, günümüzde bile tartışılmaya ve incelenmeye devam etmektedir.
Platon, felsefenin sadece soyut düşüncelerle değil, aynı zamanda toplumsal yaşamın düzenlenmesi ve insanın mutluluğu ile de ilgilenmesi gerektiğini savunarak, felsefeyi gündelik hayatın merkezine yerleştirmiştir.