Antik Mısır'da, scarab böceği (özellikle Scarabaeus sacer türü), güneş tanrısı Ra'nın sabahki tezahürü olan Khepri ile ilişkilendirilmiştir. Khepri, güneşi her sabah doğuya doğru iterek yeniden doğuşu ve dönüşümü simgelerdi. Scarabın bok toplarını yuvarlayarak hareket ettirmesi, güneşin gökyüzünde hareketine benzetilir ve bu da onu güçlü bir sembol haline getirmiştir.
Ölüler Kitabı, antik Mısır'da ölülerin ölümden sonraki yaşamda rehberlik etmesi için yazılmış metinler ve büyüler koleksiyonudur. Bu kitapta, scarabın özellikle kalp tartımı ritüelinde kritik bir rolü vardır.
Kalp tartımı, ölen kişinin kalbinin, doğruluk ve adalet tanrıçası Ma'at'ın tüyüyle tartıldığı bir ritüeldir. Eğer kalp tüyden ağır gelirse, bu kişinin günahkar olduğu ve sonsuzluğa erişemeyeceği anlamına gelirdi. İşte bu noktada scarab devreye girerdi:
Scarab muskaları genellikle yeşil taştan (çoğunlukla yeşil fayans veya yeşil jasper) yapılırdı ve üzerlerine büyülü sözler veya dualar yazılırdı. Bu muskaların amacı, ölen kişiyi korumak ve ölümden sonraki yaşamda ona yardımcı olmaktı.
Sonuç olarak, scarab böceği, antik Mısır'da sadece bir böcek değil, aynı zamanda ölümden sonraki yaşamda yeniden doğuşun, dönüşümün ve korumanın güçlü bir sembolüydü. Ölüler Kitabı'ndaki rolü ve kalp tartımı ritüelindeki önemi, scarabın Mısır mitolojisindeki ve dini inançlarındaki derin etkisini göstermektedir.