Şiirler, sadece duygularımızı anlatmakla kalmaz, aynı zamanda belirli bir düzen içinde yazılırlar. Bu düzene şiirin biçim özellikleri denir. Şiir yazarken nelere dikkat ettiğimizi, şiirin nasıl göründüğünü ve kulağa nasıl geldiğini bu özellikler belirler.
Şiirdeki her bir satıra mısra veya dize denir. Mısralar, şiirin yapı taşlarıdır. Şiirler, tek bir mısradan oluşabileceği gibi, birçok mısradan da oluşabilir.
Örnek:
"Güneş doğdu yine bir gün daha başladı,
Umutlarla dolu kalbim sana yaklaştı."
Birden fazla mısranın bir araya gelmesiyle oluşan anlamlı bölümlere kıta denir. Genellikle dört mısradan oluşan kıtalara dörtlük denir.
Örnek:
"Deniz üstünde gemiler,
Yelkenleri rüzgarla gerilir.
Martılar uçar peşinden,
Uzaklara doğru gidilir."
Şiirin kulağa hoş gelmesini sağlayan unsurlara ahenk unsurları denir. Bunlar şiirin müzikalitesini artırır.
Mısra sonlarında aynı anlamda veya görevde olan kelime veya eklerin tekrarına redif denir. Redifler, şiire ahenk katar.
Örnek:
"Gül ağacının dalında güller,
Aşkımla açar gönlümde güller."
Mısra sonlarında, farklı anlamdaki kelimelerdeki ses benzerliğine kafiye denir. Kafiye, şiirde ahenk oluşturur ve akılda kalıcılığı artırır.
Örnek:
"Baharda açan çiçek,
Havada uçan kelebek."
Mısralardaki hece sayısının veya hecelerin uzunluk ve kısalık değerlerinin düzenli olmasına ölçü denir. Ölçü, şiire bir ritim kazandırır.
Hece Ölçüsü: Mısralardaki hece sayısının eşitliğine dayanır.
Örnek:
"Bir Ku-şak Gel-di Do-ğu'dan (7 hece)
Se-lam Ver-di Do-ğu'dan (7 hece)"
Şiirde işlenen duygu, düşünce veya konuya tema denir. Tema, şiirin ana fikrini oluşturur. Şiirler aşk, doğa, özlem, kahramanlık gibi çeşitli temalarda yazılabilir.