Japon mitolojisinin en karmaşık ve çalkantılı tanrılarından biri olan Susanoo, fırtınaların ve denizlerin tanrısı olarak bilinir. Yaratılış tanrıları Izanagi ve Izanami'nin çocuklarından biridir. Doğumu, annesi Izanami'nin ölümünden sonra, babası Izanagi'nin yeraltı dünyası Yomi'den dönüşünde arınma ritüeli sırasında gerçekleşmiştir. Sol gözünden doğmuştur.
Susanoo'nun en bilinen hikayelerinden biri, kız kardeşi güneş tanrıçası Amaterasu ile olan anlaşmazlığıdır. Susanoo'nun yaramazlıkları ve şiddetli davranışları, Amaterasu'yu derinden üzmüş ve onu bir mağaraya kapanmaya itmiştir. Güneşin kaybolmasıyla dünya karanlığa gömülmüş, tanrılar büyük bir krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu olaylar zinciri, Susanoo'nun cennetten kovulmasına neden olmuştur.
Cennetten kovulduktan sonra Izumo bölgesine inen Susanoo, burada yaşlı bir çiftle karşılaşır. Çift, sekiz başlı bir ejderha olan Yamata no Orochi'nin kızlarını yediğini ve son kızlarının da kurban edileceğini anlatır. Susanoo, ejderhayı yenmeyi kabul eder ve karşılığında kızla evlenmek ister. Zekice bir planla ejderhayı sarhoş eder ve ardından onu kılıcıyla parçalar. Ejderhanın kuyruğunda, Japon İmparatorluk sembollerinden biri olan efsanevi kılıç Kusanagi-no-Tsurugi'yi bulur.
Yamata no Orochi'yi yendikten sonra Susanoo, kurtardığı kız Kushinada-hime ile evlenir ve Izumo'da yeni bir hayat kurar. Bu olay, Susanoo'nun dönüşümünün ve olgunlaşmasının bir simgesi olarak kabul edilir.
Susanoo, Japon mitolojisinde karmaşık ve çok yönlü bir figür olarak kalmaya devam ediyor. Fırtınaların tanrısı olmasının yanı sıra, kahramanlık, cesaret ve dönüşümün sembolü olarak da kabul edilir. Günümüzde birçok Şinto tapınağında onurlandırılır ve festivallerde anılır.