Antik Yunan felsefesinin ilk filozofu kabul edilen Thales (MÖ 624-546), doğayı mitolojik açıklamalar yerine akılsal temellerle anlamaya çalışmıştır. Onun en önemli katkısı, evrenin temel maddesi (Arkhe) olarak suyu öne sürmesidir. Bu görüş, Batı felsefesinin ve biliminin temel taşlarından biri olmuştur.
Thales, geleneksel mitolojik anlatıların ötesine geçerek, evrenin kökenine dair rasyonel ve doğal bir açıklama getirmiştir. Ona göre, her şeyin kaynağı tek ve maddi bir cevher olmalıydı. Bu cevher, hem var olan her şeyin temelini oluşturmalı hem de değişimleri açıklayabilmeliydi.
Thales'in suyu Arkhe olarak seçmesinin ardında bazı gözlemsel ve düşünsel nedenler vardı:
Thales, "Felsefenin Babası" olarak anılır. Onun Arkhe arayışı, sonraki filozoflar için bir başlangıç noktası oluşturmuştur. Anaksimandros (Apeiron), Anaksimenes (Hava) ve diğer doğa filozofları, onun açtığı yolda ilerlemişlerdir. Thales'in en büyük mirası, evreni anlamak için akıl ve gözlem yöntemini kullanmış olmasıdır.
Thales'in "Su" Arkhesi, bugünkü bilimsel standartlara göre basit görünse de, insan düşüncesinde devrim niteliğinde bir adımdı. Mitolojiden felsefeye, tahminen bilgiye geçişin simgesi olan bu düşünce, insanlığın evreni anlama serüvenindeki en önemli dönüm noktalarından biridir.