Émile Zola'nın başyapıtlarından biri olan Therese Raquin, 19. yüzyıl Fransız toplumunun karanlık bir portresini çizer. Roman, tutku, cinayet ve vicdan azabının iç içe geçtiği karmaşık bir öyküyü anlatır.
Hikaye, Therese ve Laurent'in yasak aşkıyla başlar. Bu tutkulu ilişki, onları Camille'den kurtulmak için korkunç bir plan yapmaya iter.
Laurent ve Therese, Camille'i ortadan kaldırmak için bir plan yaparlar. Bir tekne gezisi sırasında Camille'i boğarak öldürürler ve olayı bir kaza gibi göstermeye çalışırlar. Ancak, cinayetlerinin gölgesi onları takip etmeye başlar.
Cinayetten sonra Therese ve Laurent, vicdan azabıyla mücadele ederler. Suçluluk duygusu, onları yavaş yavaş deliliğe sürükler. Her ikisi de, Camille'in hayaleti tarafından sürekli olarak rahatsız edilirler.
Therese Raquin, natüralizm akımının önemli bir örneğidir. Zola, romanında insan doğasının karanlık yönlerini cesurca ele alır ve toplumsal sorunlara dikkat çeker. Roman, edebi değeri ve psikolojik derinliğiyle günümüzde de okunmaya devam etmektedir.