Töre (veya Törü), Türk toplumlarında yüzyıllar boyunca uygulanmış, yazılı olmayan sözlü hukuk kuralları bütünüdür. Bu gelenek, Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden önceki dönemlere kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir.
Töre kelimesi eski Türkçede "töremek" (yaratılmak, oluşmak) fiilinden türemiştir ve "yaratılış, yasa, gelenek" anlamlarını taşır. Bu kavram, Türk devletlerinin siyasi ve sosyal yapılanmasının temel taşlarından birini oluşturmuştur.
Eski Türk devletlerinde töre, kağanın bile üzerinde bir güç olarak kabul edilirdi. Kağanlar, töreye uymakla yükümlüydü ve töreye aykırı davranan kağanlar tahttan indirilebilirdi. Bu durum, Türk devlet geleneğinde hukukun üstünlüğü anlayışının erken örneklerini oluşturur.
Türklerin İslamiyet'i kabul etmesiyle birlikte, töre İslam hukuku ile harmanlanmıştır. Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, şer'i hukuk ile töre (örf-i hukuk) birlikte uygulanmıştır.
Töre sisteminin dayandığı temel ilkeler şunlardır:
Modern hukuk sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte törenin resmi hukuk alanındaki etkisi azalmış olsa da, özellikle kırsal kesimlerde ve aşiret yapılarının güçlü olduğu topluluklarda varlığını sürdürmektedir. Günümüzde töre, daha çok gelenek, görenek ve teamül hukuku olarak karşımıza çıkmaktadır.
Töre, Türk toplumunun binlerce yıllık kültürel birikiminin hukuki tezahürüdür. Modern hukuk sistemleri içinde bazı töre kuralları eleştirilse de, bu kadim sistemin toplumsal barışı sağlama, sosyal düzeni koruma ve adaleti tesis etme konusundaki tarihsel katkısı yadsınamaz. Töre, Türk hukuk tarihinin ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak önemini korumaktadır.