Yasama sorumsuzluğu, parlamenterlerin (milletvekillerinin) görevleri sırasında mecliste söyledikleri sözlerden ve yaptıkları oylamalardan dolayı hukuki ve cezai olarak sorumlu tutulmamalarını ifade eden bir dokunulmazlık türüdür. Bu ilke, milletvekillerinin özgürce fikirlerini ifade edebilmelerini ve vicdani kanaatlerine göre oy kullanabilmelerini güvence altına almayı amaçlar. Böylece, parlamentonun bağımsızlığı ve işlevselliği korunmuş olur.
Türkiye'de yasama sorumsuzluğu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 83. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu maddeye göre:
Türkiye'deki yasama sorumsuzluğu mutlak bir dokunulmazlık değildir. Aşağıdaki durumlar bu ilkenin istisnalarını oluşturur:
Birleşik Krallık'ta parlamenter dokunulmazlığı (parliamentary privilege) uzun bir geçmişe sahiptir ve 1689 Haklar Bildirgesi ile güvence altına alınmıştır. Bu dokunulmazlık, ifade özgürlüğünü ve parlamentonun bağımsızlığını korumayı amaçlar.
ABD Anayasası'nın 1. maddesi, 6. bölümü (Speech and Debate Clause) ile Kongre üyelerine yasama sorumsuzluğu tanınmıştır.
Fransa'da yasama sorumsuzluğu (immunité parlementaire), milletvekillerinin görevlerini özgürce yerine getirebilmelerini sağlamak amacıyla tanınmıştır.
Yasama sorumsuzluğu uygulamaları ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte, temel amaç parlamentonun bağımsızlığını ve milletvekillerinin ifade özgürlüğünü korumaktır. Bazı ülkelerde bu dokunulmazlık daha geniş kapsamlıyken, bazılarında daha sınırlıdır. Türkiye'deki uygulama, diğer ülkelerle benzerlikler göstermekle birlikte, Anayasa'daki istisnalar ve Meclis'in yetkileri dikkate alındığında kendine özgü bir yapıya sahiptir.