Honoré de Balzac'ın başyapıtı Vadideki Zambak, 19. yüzyıl Fransız edebiyatının en dokunaklı aşk hikayelerinden biridir. Romanın kalbinde yatan iki karakter olan Felix de Vandenesse ve Henriette de Mortsauf, edebiyat tarihinin en unutulmaz trajik aşk ikililerinden birini oluşturur.
Felix, romanın anlatıcısı ve başkahramanıdır. Çocukluğunda sevgisiz ve yalnız bir hayat süren Felix, gençliğinde anlam arayışı içine girer. Madame de Mortsauf'la tanışması, onun için bir dönüm noktası olur.
Henriette, romanın sembol ismi olan "vadideki zambak"tır. Evliliğinde mutsuz, hasta kocasına ve çocuklarına adanmış bir hayat süren bu asil kadın, saflığın ve fedakarlığın timsalidir.
Felix ve Henriette arasındaki ilişki, platonik aşkın en güzel örneklerinden biridir. Henriette, Felix'e hem anne şefkati gösterir hem de onun aşkını hisseder. Ancak toplumsal normlar ve ahlaki değerler, bu aşkın fiziksel olarak yaşanmasına izin vermez.
İkili arasındaki bu imkansız aşk, Felix'in Paris'e gitmesi ve İngiliz Lady Dudley ile ilişki yaşamasıyla daha da karmaşık hale gelir. Henriette'nin bu durumu öğrenmesi, onun kalp kırıklığını ve sonunu hazırlar.
Balzac, bu iki karakter aracılığıyla 19. yüzyıl Fransız aristokrasisinin katı ahlak kurallarını eleştirir. Felix ve Henriette'nin trajedisi, bireysel mutluluk ile toplumsal beklentiler arasındaki çatışmanın mükemmel bir yansımasıdır.
Romanın sonunda Henriette'nin ölümü ve Felix'in pişmanlığı, okuyucuda derin bir etki bırakır ve Balzac'ın insan doğasına dair gözlemlerinin ne kadar keskin olduğunu gösterir.