Vincent van Gogh, sanat tarihinin en etkileyici ve trajik figürlerinden biridir. Yaşamı boyunca takdir görmese de, ölümünden sonra eserleri milyonlarca dolara satılan bir ikona dönüştü. Ancak, Van Gogh'un ölümü, ardında birçok soru işareti bırakan bir olaydır. Resmi açıklama intihar olsa da, bazı teoriler cinayet ihtimalini gündeme getirmektedir.
Van Gogh'un 27 Temmuz 1890'da, Fransa'nın Auvers-sur-Oise kasabasında bir tarlada kendini göğsünden vurduğu ve iki gün sonra hayatını kaybettiği belirtilmiştir. Bu açıklama, o dönemdeki tanık ifadelerine ve doktor raporlarına dayanmaktadır. Van Gogh'un ruhsal sorunları olduğu ve hayatının son dönemlerinde depresyonla mücadele ettiği de bilinmektedir. Bu faktörler, intihar teorisini desteklemektedir.
Ancak, bazı araştırmacılar ve sanat tarihçileri, Van Gogh'un ölümünün intihar değil, bir cinayet sonucu gerçekleştiğini iddia etmektedir. Bu teoriler, olay yerindeki bazı garipliklere ve tutarsızlıklara dayanmaktadır.
Cinayet teorisini destekleyen bazı kanıtlar şunlardır:
Van Gogh'un ölümünün ardındaki gerçek, muhtemelen hiçbir zaman tam olarak aydınlatılamayacaktır. İntihar teorisi, Van Gogh'un ruhsal sorunları ve yaşam koşullarıyla tutarlılık gösterse de, cinayet teorisi de bazı mantıklı açıklamalara sahiptir. Belki de gerçek, bu iki ihtimalin arasında bir yerdedir. Sanatçının trajik ölümü, sanat dünyasında ve popüler kültürde hala tartışılmaya devam etmektedir.