Fakir Baykurt'un kaleminden çıkan Yılanı Öldürseler, Türk edebiyatının önemli eserlerinden biridir. Roman, toplumsal yozlaşmanın kıskacında sıkışan bireylerin, özellikle de bir çocuğun gözünden hayata tutunma çabasını anlatır. Eser, Anadolu köy yaşamının zorluklarını, cehaleti, adaletsizliği ve insanın içindeki iyilik ile kötülüğün çatışmasını derinlemesine işler.
Roman, Kara Bayram'ın Esme'yi öldürmesiyle başlar. Bu cinayet, Haceli'nin hayatında derin bir travmaya yol açar. Kara Bayram hapse girer ve Haceli, Fatma Nine'nin yanında büyümeye başlar.
Haceli, babaannesinin yanında büyürken köyün zorlu koşullarında hayata tutunmaya çalışır. Bir yandan okulda okurken, diğer yandan tarlalarda çalışır. Bu süreçte, köydeki insanların acımasızlığına, adaletsizliğine ve cehaletine tanık olur.
Haceli, büyüdükçe aşkı da tanır. Ancak, sevdiği kızla evlenemez ve hayal kırıklığına uğrar. Bu durum, Haceli'nin hayata karşı umutsuzluğunu daha da artırır.
Haceli, babasının haksız yere hapse girdiğine inanır ve onun için adalet aramaya başlar. Bu süreçte, devletin adaletsiz yüzüyle de karşılaşır. En sonunda babasını hapisten çıkarır.
Romanın sonunda Haceli, köyden ayrılır ve yeni bir hayata başlar. Ancak, içindeki umutsuzluk ve öfke dinmemiştir. Yılanı öldürmek, Haceli için sadece bir semboldür. Asıl öldürülmesi gereken yılan, toplumdaki yozlaşma ve adaletsizliktir.
Yılanı Öldürseler, sadece bir roman değil, aynı zamanda bir toplum eleştirisidir. Fakir Baykurt, bu eserinde Anadolu insanının yaşam mücadelesini, umutlarını ve hayal kırıklıklarını gerçekçi bir şekilde yansıtmıştır.