İslam dininde mali ibadetlerin en önemlilerinden olan zekat ve sadaka, sıklıkla birbiriyle karıştırılan iki kavramdır. Her ikisi de yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik etse de, aralarında önemli farklılıklar bulunmaktadır.
Zekat, İslam'ın beş şartından biridir ve farz bir ibadettir. Belirli bir mal varlığına (nisap miktarı) ulaşan ve üzerinden bir yıl geçen Müslümanların, bu malının belirli bir oranını (genellikle %2.5) ihtiyaç sahiplerine vermesidir.
Sadaka, gönüllü olarak yapılan her türlü yardım ve iyiliktir. Farz değil, nafile bir ibadettir. Maddi yardımların yanı sıra, güler yüz göstermek, iyi söz söylemek gibi manevi yardımlar da sadaka kapsamına girer.
Zekat farz, sadaka ise müstehap veya sünnettir. Zekatı vermemek büyük günah sayılırken, sadaka vermemek günah değildir.
Zekat için belirli oranlar (1/40) ve nisap miktarı varken, sadaka için herhangi bir miktar sınırı yoktur.
Zekat yılda bir kez verilir, sadaka ise her zaman verilebilir.
Zekat ve sadaka, İslam'ın yardımlaşma ve dayanışma ruhunu yansıtan iki önemli kavramdır. Zekat zorunlu ve düzenli bir mali ibadet iken, sadaka gönüllü ve esnek bir yardım şeklidir. Her Müslüman, zekatını düzenli olarak vermeli ve imkanı ölçüsünde sadakayı da hayatının bir parçası haline getirmelidir.