Bu soru, farklı alanlardaki iki karmaşık yapının benzerliğini hangi analoji türünün en iyi açıkladığını anlamamızı istiyor. Bir mimarın tasarladığı bina ile bir filozofun oluşturduğu sistem arasındaki benzerliği inceleyelim:
- Bir mimarın tasarladığı bina: Bu, belirli bir plan, temel, kolonlar, duvarlar, çatılar gibi birçok bileşenin belirli bir düzen içinde bir araya gelerek oluşturduğu somut bir yapıdır. Her parça birbiriyle ilişkilidir ve yapının bütünlüğünü sağlar. Binanın bir iç iskeleti ve organizasyonu vardır.
- Bir filozofun oluşturduğu sistem: Bu, belirli ilkeler, kavramlar, argümanlar ve çıkarımlar gibi soyut bileşenlerin mantıksal bir düzen içinde bir araya gelerek oluşturduğu bütünsel bir düşünce yapısıdır. Bu sistemin de bir iç tutarlılığı, temelleri ve birbirine bağlı parçaları vardır.
Şimdi seçenekleri değerlendirelim:
- A) Yapısal analoji: Bu analoji türü, iki farklı şeyin iç yapılarının, bileşenlerinin, bu bileşenler arasındaki ilişkilerin veya genel organizasyonlarının benzerliğini vurgular. Bir binanın iskeleti, temelleri, katları ve odaları arasındaki ilişki ile bir felsefi sistemin temel ilkeleri, kavramları ve argümanları arasındaki ilişki, tam da yapısal bir benzerliktir. Her ikisi de belirli bir "yapı"ya, "iskelete" ve "düzenlemeye" sahiptir. Bu nedenle, bu seçenek doğru cevaptır.
- B) Fonksiyonel analoji: Bu analoji, iki farklı şeyin aynı veya benzer bir işlevi yerine getirmesi durumunda kullanılır. Örneğin, bir kuşun kanadı ile bir uçağın kanadı arasındaki benzerlik (her ikisi de uçmayı sağlar). Bir bina barınma veya çalışma işlevi görürken, bir felsefi sistem anlama, açıklama veya yol gösterme işlevi görür. İşlevleri doğrudan aynı değildir, benzer olan "oluşturulma biçimi" ve "iç yapısı"dır.
- C) Nedensel analoji: Bu analoji, iki farklı durum veya olayın benzer neden-sonuç ilişkilerine sahip olduğunu öne sürer. Örneğin, "Tıpkı bir hastalığın vücudu zayıflatması gibi, cehalet de toplumu zayıflatır." Soru içeriğinde bir neden-sonuç ilişkisi aranmamaktadır.
- D) Sembolik analoji: Bu analoji, bir şeyin başka bir şeyi sembolize etmesi veya temsil etmesi durumunda kullanılır. Örneğin, beyaz güvercinin barışı sembolize etmesi. Burada bina veya sistemin bir şeyi sembolize etmesinden ziyade, ikisinin de karmaşık bir yapıya sahip olması ve bu yapıların benzerliği üzerinde durulmaktadır.
Sonuç olarak, hem bir bina hem de bir felsefi sistem, belirli parçaların bir araya gelerek oluşturduğu karmaşık ve düzenli bir bütün olma özellikleriyle birbirine benzer. Bu benzerlik, onların içsel düzenlemeleri ve bileşenleri arasındaki ilişkilerle ilgilidir, yani yapılarıyla alakalıdır.
Cevap A seçeneğidir.