1923 İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda aşağıdaki uygulamalardan hangisi gerçekleştirilmiştir?
A) Kapitülasyonların kalıcı hale getirilmesi
B) Aşar vergisinin kaldırılması
C) Yabancı yatırımlara sınırsız imtiyaz tanınması
D) Karma ekonominin reddedilmesi
Sevgili öğrenciler, bu soru, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarındaki önemli ekonomik adımlardan biri olan 1923 İzmir İktisat Kongresi'nin kararlarını ve bunların uygulamalarını anlamamızı istiyor. Bu kongre, yeni Türk devletinin ekonomik bağımsızlığını kazanma ve ulusal bir ekonomi inşa etme yolunda atılan çok önemli bir adımdır.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Kapitülasyonların kalıcı hale getirilmesi: Kapitülasyonlar, Osmanlı Devleti döneminde yabancı devletlere verilen ekonomik, hukuki ve idari ayrıcalıklardı. Bu ayrıcalıklar, Osmanlı ekonomisinin zayıflamasına ve dışa bağımlı hale gelmesine neden olmuştu. İzmir İktisat Kongresi'nin temel hedeflerinden biri, ulusal egemenliği ve ekonomik bağımsızlığı sağlamaktı. Bu nedenle, kapitülasyonların kaldırılması hedeflenmiş, kalıcı hale getirilmesi asla söz konusu olmamıştır. Lozan Barış Antlaşması ile de kapitülasyonlar tamamen kaldırılmıştır. Dolayısıyla bu seçenek yanlıştır.
- B) Aşar vergisinin kaldırılması: Aşar vergisi (onda bir vergisi), Osmanlı Devleti'nden miras kalan ve köylünün ürettiği tarım ürünlerinden alınan ağır bir vergiydi. Bu vergi, çiftçinin sırtında büyük bir yük oluşturuyor, tarımsal üretimi olumsuz etkiliyordu. İzmir İktisat Kongresi'nde tarımın geliştirilmesi ve köylünün desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kongre'nin ardından, 1925 yılında aşar vergisi kaldırılmıştır. Bu karar, Türk çiftçisini rahatlatmış, tarımsal üretimi teşvik etmiş ve ulusal ekonominin temellerini güçlendirme amacına hizmet etmiştir. Bu nedenle bu seçenek doğrudur.
- C) Yabancı yatırımlara sınırsız imtiyaz tanınması: İzmir İktisat Kongresi, ulusal ekonominin yabancıların kontrolünden çıkarılmasını ve yerli sermayenin güçlendirilmesini hedeflemiştir. Yabancı yatırımlara sınırsız imtiyaz tanımak, ekonomik bağımsızlık ilkesiyle çelişir ve ülkeyi yeniden dışa bağımlı hale getirebilirdi. Kongre, yabancı sermayenin ulusal çıkarlara uygun şekilde ve devlet denetiminde ülkeye girmesini öngörmüştür, ancak sınırsız imtiyazlara karşı çıkmıştır. Dolayısıyla bu seçenek yanlıştır.
- D) Karma ekonominin reddedilmesi: Karma ekonomi, hem devletin hem de özel sektörün ekonomide rol oynadığı bir sistemdir. İzmir İktisat Kongresi'nde özel teşebbüsün desteklenmesi gerektiği vurgulanmış, ancak devletin de ekonomide düzenleyici ve yönlendirici bir rol üstlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, özellikle 1930'lardan itibaren devletçilik ilkesi benimsenmiş, ancak özel sektör de tamamen reddedilmemiştir. Yani tam anlamıyla bir "karma ekonominin reddedilmesi" söz konusu değildir; aksine, devletin öncülüğünde ulusal bir ekonomik model oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu ifade, kongrenin ruhuna tam olarak uymamaktadır. Dolayısıyla bu seçenek de yanlıştır.
İzmir İktisat Kongresi'nin en somut ve doğrudan uygulamalarından biri, Türk çiftçisinin üzerindeki ağır yükü hafifleten ve tarımsal kalkınmayı hedefleyen aşar vergisinin kaldırılması kararıdır.
Cevap B seçeneğidir.