Sevgili öğrenciler, Musul meselesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş dönemindeki en önemli dış politika konularından biridir. Bu soruyu doğru yanıtlamak için Musul'un tarihsel sürecini ve uluslararası anlaşmaları bilmemiz gerekiyor.
- Musul Meselesinin Ortaya Çıkışı: Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasıyla Musul, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti için stratejik ve ekonomik öneme sahip bir bölgeydi. Misak-ı Milli sınırları içinde kabul edilen Musul, Lozan Barış Konferansı'nda çözülemeyen tek mesele olarak kalmıştır.
- Lozan Sonrası Süreç: Lozan Antlaşması'na göre, Musul'un statüsü Türkiye ile İngiltere (Irak'ın mandater devleti) arasında dokuz ay içinde ikili görüşmelerle çözülecekti. Ancak bu görüşmelerden bir sonuç alınamadı.
- Milletler Cemiyeti'ne Başvuru: İkili görüşmelerin başarısız olması üzerine konu, Milletler Cemiyeti'ne taşındı. Milletler Cemiyeti, 1924'te "Brüksel Hattı"nı belirleyerek Musul'u Irak'a bırakma yönünde bir karar aldı. Türkiye bu karara başlangıçta itiraz etti.
- Ankara Antlaşması (1926): Uzun süren diplomatik çabalar ve görüşmeler sonucunda, Türkiye, İngiltere ve Irak arasında 5 Haziran 1926 tarihinde Ankara Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Türkiye, Musul'un Irak'a ait olduğunu resmen kabul etti. Karşılığında ise Irak'ın Musul petrollerinden elde edeceği gelirin %10'unun 25 yıl süreyle Türkiye'ye ödenmesi kararlaştırıldı.
- Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- A) 1923: Lozan Barış Antlaşması'nın imzalandığı yıldır, ancak Musul meselesi bu antlaşmada çözüme kavuşmamış, sonraya bırakılmıştır.
- B) 1926: Musul'un Irak'a bırakılmasını resmileştiren Ankara Antlaşması'nın imzalandığı yıldır. Bu, doğru cevaptır.
- C) 1930: Bu tarihte Musul meselesi çoktan çözülmüştü. Irak, 1932'de İngiliz mandasından bağımsızlığını kazanmıştır.
- D) 1939: İkinci Dünya Savaşı'nın başladığı yıldır. Musul meselesi bu tarihten çok önce kapanmıştır.
Bu bilgiler ışığında, Musul'un Irak'a bırakıldığı tarih 1926'dır.
Cevap B seçeneğidir.