Mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlandırılması ve bu sınırlamaya uyulmaması durumunda idarenin zor kullanma yetkisi aşağıdaki ilkelerden hangisi kapsamında değerlendirilir?
A) Kuvvetler ayrılığı
B) Kanunî idare
C) Yargı bağımsızlığı
D) İdarenin takdir yetkisi
Merhaba sevgili öğrenciler,
Bu soruda, mülkiyet hakkı gibi temel bir hakkın kamu yararı amacıyla sınırlandırılması ve bu sınırlamaya uyulmaması durumunda idarenin zor kullanma yetkisinin hangi ilke kapsamında değerlendirildiğini anlamamız isteniyor. Şimdi adım adım bu konuyu inceleyelim:
- Mülkiyet Hakkı ve Sınırlandırılması: Mülkiyet hakkı, Anayasamızda güvence altına alınmış temel bir haktır. Ancak hiçbir hak sınırsız değildir. Kamu yararı, genel sağlık, çevre koruma gibi meşru amaçlarla bu haklar sınırlandırılabilir. Önemli olan, bu sınırlandırmanın nasıl yapıldığıdır.
- İdarenin Zor Kullanma Yetkisi: İdare, kamu düzenini sağlamak ve kanunların uygulanmasını temin etmek amacıyla belirli durumlarda zor kullanma yetkisine sahiptir. Örneğin, bir kamulaştırma kararına rağmen taşınmazın boşaltılmaması durumunda idare, kanunların verdiği yetkiyle zor kullanabilir.
- Şimdi seçenekleri inceleyelim:
- A) Kuvvetler ayrılığı: Bu ilke, devletin yasama (kanun yapma), yürütme (kanunları uygulama) ve yargı (kanunları denetleme) güçlerinin birbirinden ayrılması ve birbirini denetlemesi anlamına gelir. Soru, idarenin (yürütmenin bir parçası) belirli bir eyleminin hangi ilke kapsamında olduğunu sormaktadır, genel devlet yapısını değil. Bu nedenle doğru cevap değildir.
- C) Yargı bağımsızlığı: Bu ilke, yargı organlarının (mahkemelerin) yasama ve yürütme organlarından bağımsız olması, kararlarını hiçbir etki altında kalmadan vermesi anlamına gelir. Soru, idarenin eyleminin dayanağını sormaktadır, yargının denetimini veya bağımsızlığını değil. Bu nedenle doğru cevap değildir.
- D) İdarenin takdir yetkisi: İdarenin takdir yetkisi, belirli durumlarda kanunun çizdiği sınırlar içinde, farklı seçenekler arasından en uygun olanı seçme yetkisidir. Ancak temel hakların sınırlandırılması ve zor kullanma gibi ciddi konularda idarenin takdir yetkisi çok sınırlıdır ve her zaman bir kanuna dayanmak zorundadır. Yani takdir yetkisi, kanunsuz bir eyleme izin vermez. Bu nedenle doğru cevap değildir.
- B) Kanunî idare (Hukuk Devleti İlkesi'nin bir görünümü): Bu ilke, idarenin tüm eylem ve işlemlerinin kanuna uygun olması, yani kanunsuz hiçbir işlem yapmaması anlamına gelir. Mülkiyet hakkının sınırlandırılması gibi temel haklara müdahale eden her türlü işlem ve idarenin zor kullanma yetkisi, mutlaka bir kanuna dayanmak zorundadır. Kanun olmadan mülkiyet hakkı sınırlandırılamaz, kanun olmadan idare zor kullanamaz. Bu durum, idarenin keyfi hareket etmesini engeller ve bireylerin haklarını güvence altına alır. Dolayısıyla, mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlandırılması ve bu sınırlamaya uyulmaması durumunda idarenin zor kullanma yetkisi, ancak ve ancak bir kanuna dayanarak kullanılabileceği için "Kanunî idare" ilkesi kapsamında değerlendirilir.
Cevap B seçeneğidir.