Sevgili öğrenciler, bu soru, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemli diplomatik başarılarımızdan biri olan Hatay'ın anavatana katılması sürecini anlamamızı gerektiriyor. Bu süreci adım adım inceleyelim:
- Birinci Dünya Savaşı Sonrası Durum: Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasının ardından, Ortadoğu'daki bazı bölgeler manda yönetimleri altına girdi. Hatay (o dönemdeki adıyla İskenderun Sancağı) da bu bölgelerden biriydi.
- Manda Yönetimleri ve Sykes-Picot Anlaşması: Birinci Dünya Savaşı sırasında yapılan gizli Sykes-Picot Anlaşması ve sonrasında Milletler Cemiyeti kararlarıyla, Ortadoğu'daki bazı bölgeler İngiltere ve Fransa arasında paylaştırıldı. Suriye ve Lübnan, Fransa'nın manda yönetimine bırakıldı. Hatay da coğrafi olarak Suriye sınırları içinde kaldığı için Fransız manda yönetimi altındaydı.
- Türkiye'nin Hatay Politikası: Türkiye Cumhuriyeti, Misak-ı Millî sınırları içinde gördüğü Hatay'ın kendi topraklarına katılması için yoğun diplomatik çabalar gösterdi. Hatay'da yaşayan Türk nüfusunun yoğunluğu ve kültürel bağlar, Türkiye'nin bu konudaki haklılığını ortaya koyuyordu.
- Sorun Yaşanan Ülke: Hatay, Fransız manda yönetimi altındaki Suriye'nin bir parçası olduğu için, Türkiye'nin Hatay'ın statüsü konusunda muhatap olduğu ve sorun yaşadığı ülke Fransa olmuştur. Türkiye, Fransa ile uzun süren görüşmeler ve diplomatik mücadeleler sonucunda Hatay meselesini çözüme kavuşturmuştur.
- Çözüm Süreci: Milletler Cemiyeti'nin arabuluculuğu, Hatay'da bağımsız bir Hatay Devleti'nin kurulması (1938) ve ardından Hatay Meclisi'nin oy birliğiyle aldığı kararla Türkiye'ye katılma (1939) süreci, Fransa ile yürütülen diplomatik çabaların bir sonucudur.
Bu bilgiler ışığında, Hatay'ın Türkiye'ye katılması sürecinde sorun yaşanan ülke Fransa'dır.
Cevap B seçeneğidir.