Sevgili öğrenciler, bu soru Kurtuluş Savaşı tarihimizin çok önemli bir dönüm noktasını ve ulusal egemenliğin nasıl tecelli ettiğini anlamamız için kilit bir noktaya değiniyor. Gelin, bu soruyu adım adım inceleyelim:
- Sorunun Bağlamı: Kurtuluş Savaşı'nın en zorlu dönemlerinden biri olan Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda Türk ordusu ağır kayıplar vermiş ve Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kalmıştı. Bu durum, cephede ve ülke genelinde büyük bir moral bozukluğuna yol açmıştı. Ordunun yeniden toparlanması, disipline edilmesi ve zafere ulaştırılması için güçlü bir liderliğe ve olağanüstü yetkilere sahip bir Başkomutan'a ihtiyaç duyuluyordu.
- A) Osmanlı Saltanatı: Bu dönemde Osmanlı Saltanatı, İstanbul'da işgal güçlerinin etkisi altındaydı ve Milli Mücadele'ye karşı bir tutum sergiliyordu. Hatta Mustafa Kemal Paşa'yı ve Kuvâ-yi Milliye'yi "asi" ilan etmişti. Dolayısıyla, Saltanat'ın Mustafa Kemal'i Başkomutan olarak ataması veya onaylaması kesinlikle söz konusu olamazdı.
- B) TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi): Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın ardından yaşanan bu kritik süreçte, 5 Ağustos 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi, tüm yetkilerini (yasama, yürütme ve yargı) üç aylık süreyle Mustafa Kemal Paşa'ya devrederek onu "Başkomutan" ilan etti. Bu karar, Meclis'in ulusal egemenliği temsil ettiğinin ve olağanüstü durumlarda dahi milletin iradesiyle hareket ettiğinin en önemli göstergesidir. Mustafa Kemal Paşa, bu yetkiyle Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni yayımlayarak ordunun ihtiyaçlarını karşılamış ve Sakarya Meydan Muharebesi'ne hazırlanmıştır.
- C) İtilaf Devletleri: İtilaf Devletleri, Kurtuluş Savaşı'nda düşmanımızdı ve Anadolu'yu işgal etmeye çalışıyorlardı. Mustafa Kemal'in Başkomutan olmasını onaylamaları, kendi çıkarlarına tamamen aykırı olurdu. Onlar, Milli Mücadele'nin başarıya ulaşmasını engellemek istiyorlardı.
- D) Ordu Komutanları: Ordu komutanları, Mustafa Kemal'in liderliğini ve yeteneğini takdir etseler de, bir Başkomutan atama yetkisine sahip değillerdi. Bu tür bir atama, ancak milletin temsilcisi olan bir kurum tarafından, yani TBMM tarafından yapılabilirdi. Ordu komutanları, TBMM'nin aldığı kararlar doğrultusunda hareket eden kişilerdi.
Bu bilgiler ışığında, Mustafa Kemal'in Başkomutanlık yetkisini veren ve bu kararı onaylayan tek kurum Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Bu, aynı zamanda ulusal egemenliğin ve millet iradesinin de bir zaferidir.
Cevap B seçeneğidir.