Sevgili öğrenciler, Lozan Antlaşması, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda tanınmasını sağlayan ve sınırlarını belirleyen çok önemli bir belgedir. Ancak bu antlaşmada bazı konular tam olarak çözüme kavuşturulamamış ve daha sonraki dönemlerde Türkiye'nin dış politikasını meşgul etmiştir. Şimdi sorumuzdaki seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Yunanistan: Lozan Antlaşması'nda Yunanistan ile olan sınırlarımız (Batı Trakya sınırı) büyük ölçüde belirlenmiştir. Ayrıca nüfus mübadelesi gibi konular da bu antlaşma ile karara bağlanmıştır. Dolayısıyla Yunanistan ile sınır anlaşmazlığı tam olarak çözülemeyen bir konu değildir.
- B) Suriye: Suriye sınırı, Hatay meselesi dışında büyük ölçüde çizilmiştir. Hatay'ın statüsü Lozan'da tam olarak belirlenememiş ve daha sonraki yıllarda Türkiye'nin çabalarıyla 1939'da anavatana katılmıştır. Ancak soru, "sınır anlaşmazlığı" ifadesiyle daha genel bir durumu ve Lozan'da doğrudan çözülemeyen bir ana sınırı işaret etmektedir.
- C) Irak: Lozan Antlaşması'nda Türkiye ile Irak arasındaki sınır, özellikle Musul vilayetinin statüsü konusunda büyük bir anlaşmazlık yaşanmıştır. İngiltere'nin mandası altındaki Irak ile Türkiye, Musul'un kime ait olacağı konusunda uzlaşamamıştır. Bu durum Lozan'da çözülememiş ve antlaşmaya göre, Türkiye ile İngiltere arasında dokuz ay içinde ikili görüşmelerle çözülmesine, eğer çözülemezse Milletler Cemiyeti'ne götürülmesine karar verilmiştir. Nitekim sorun Milletler Cemiyeti'ne taşınmış ve 1926 Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşmuştur. Bu durum, soruda belirtilen "tam olarak çözülememiş ve bu durum daha sonraki dönemlerde sorun olmaya devam etmiştir" ifadesine birebir uymaktadır.
- D) İran: Türkiye'nin İran ile olan sınırı, çok daha eski tarihlerde (örneğin 1639 Kasr-ı Şirin Antlaşması ile) büyük ölçüde belirlenmişti. Lozan Antlaşması'nda İran sınırı ile ilgili önemli bir anlaşmazlık gündeme gelmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında, Lozan Antlaşması'nda sınır anlaşmazlığı tam olarak çözülemeyen ve daha sonraki dönemlerde sorun olmaya devam eden ülke Irak'tır. Özellikle Musul meselesi bu durumun en somut örneğidir.
Cevap C seçeneğidir.