18. yüzyıldan itibaren Avrupa'da ortaya çıkan "Milliyetçilik Akımı"nın Osmanlı Devleti üzerindeki yıkıcı etkisi, özellikle hangi gelişmeyle doğrudan ilişkilidir?
A) Kapitülasyonların yaygınlaşması
B) Azınlık isyanlarının artması ve bağımsızlık hareketlerinin başlaması
C) Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması
D) Tımar sisteminin bozulması
Sevgili öğrenciler, bu soru, 18. yüzyıldan itibaren Avrupa'da yükselen ve tüm dünyayı etkileyen önemli bir siyasi akım olan Milliyetçiliğin, çok uluslu bir imparatorluk olan Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerini anlamamızı istiyor. Şimdi adım adım bu soruyu inceleyelim:
- Milliyetçilik Akımı Nedir?
18. yüzyılın sonlarında Fransız İhtilali ile birlikte yayılan Milliyetçilik Akımı, her milletin kendi bağımsız devletini kurması ve kendi kaderini tayin etmesi gerektiği fikrini savunur. Bu akım, özellikle çok uluslu imparatorluklar için büyük bir tehdit oluşturmuştur çünkü bu imparatorlukların bünyesinde yaşayan farklı milletler, kendi ulusal kimliklerini fark etmeye ve bağımsızlık talep etmeye başlamışlardır.
- Osmanlı Devleti ve Milliyetçilik:
Osmanlı Devleti de tıpkı Avusturya-Macaristan gibi çok uluslu bir yapıya sahipti. Sınırları içinde Türkler, Rumlar, Sırplar, Bulgarlar, Ermeniler, Araplar ve daha birçok farklı etnik ve dini grup yaşıyordu. Milliyetçilik akımının etkisiyle bu gruplar arasında ulusal bilinç gelişmeye başladı.
- Seçenekleri Değerlendirelim:
- A) Kapitülasyonların yaygınlaşması: Kapitülasyonlar, yabancı devletlere verilen ticari ve hukuki ayrıcalıklardır. Osmanlı ekonomisini olumsuz etkilemiş ve devletin zayıflamasına yol açmış olsa da, doğrudan Milliyetçilik Akımı'nın bir sonucu veya onun yıkıcı etkisinin bir tezahürü değildir. Daha çok devletin ekonomik ve siyasi zayıflığıyla ilgilidir.
- B) Azınlık isyanlarının artması ve bağımsızlık hareketlerinin başlaması: Milliyetçilik akımının en doğrudan ve yıkıcı etkisi budur. Osmanlı Devleti'nde yaşayan Rumlar, Sırplar, Bulgarlar gibi azınlıklar, kendi ulusal kimliklerini keşfederek bağımsızlık talepleriyle isyan etmeye başladılar. Bu isyanlar, Osmanlı Devleti'nin toprak kayıplarına ve zamanla dağılmasına yol açan en önemli faktörlerden biri olmuştur. İlk olarak Sırplar, ardından Rumlar isyan etmiş ve bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Bu durum, diğer azınlıkları da cesaretlendirmiştir.
- C) Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması: Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması (Vaka-i Hayriye), Osmanlı Devleti'nde merkezi otoriteyi güçlendirme ve modernleşme çabalarının bir parçasıdır. Bu olay, Milliyetçilik Akımı'nın doğrudan bir sonucu değil, aksine devletin iç yapısını düzeltme ve dış tehditlere karşı daha güçlü olma arayışıdır.
- D) Tımar sisteminin bozulması: Tımar sistemi, Osmanlı Devleti'nin askeri, ekonomik ve idari yapısının temelini oluşturan bir sistemdi. Bu sistemin bozulması, devletin zayıflamasına yol açan önemli bir iç sorundur. Ancak bu bozulma, Milliyetçilik Akımı'ndan çok daha önce başlamış ve farklı nedenlere dayanmaktadır. Milliyetçilikle doğrudan bir bağlantısı yoktur.
- Sonuç:
Yukarıdaki değerlendirmeler ışığında, Milliyetçilik Akımı'nın Osmanlı Devleti üzerindeki yıkıcı etkisi, doğrudan azınlık isyanlarının artması ve bu isyanların bağımsızlık hareketlerine dönüşmesiyle ilişkilidir. Bu durum, imparatorluğun toprak bütünlüğünü tehdit etmiş ve dağılmasına giden süreci hızlandırmıştır.
Cevap B seçeneğidir.