Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "abartma" sanatı kullanılmıştır?
A) Rüzgar, fısıltılarla sırlarını anlatıyordu ağaçlara.Sevgili öğrenciler, bu soruda "abartma" sanatının hangi cümlede kullanıldığını bulacağız. Öncelikle "abartma" sanatının ne anlama geldiğini hatırlayalım:
Abartma (Mübalağa): Bir durumu, olayı, niteliği veya niceliği olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha fazla veya çok daha az göstererek anlatım gücünü artırma sanatıdır. Genellikle gerçek hayatta gerçekleşmesi mümkün olmayan, olağanüstü ifadeler içerir ve anlatıma çarpıcılık katar.
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu cümlede rüzgara "fısıldamak" ve "sır anlatmak" gibi insana ait özellikler verilmiştir. Rüzgarın canlı gibi davranması, "kişileştirme" (teşhis) sanatına örnektir. Burada bir abartma değil, cansız bir varlığa canlılık atfetme durumu vardır.
Bu cümlede kişinin açlığı, "bir oturuşta koca bir öküzü yiyebilmek" gibi gerçek hayatta asla mümkün olmayan, olağanüstü ve inanılmaz bir ifadeyle dile getirilmiştir. Bu, açlığın şiddetini vurgulamak için yapılmış açık bir abartmadır. Bu ifade, abartma sanatının en belirgin örneklerinden biridir çünkü söylenen şeyin gerçekleşme ihtimali yoktur.
Bu cümlede gözler "deniz kadar derin" ifadesiyle, saçlar ise "ipek gibi yumuşak" ifadesiyle başka şeylere benzetilmiştir. Bu, "benzetme" (teşbih) sanatına örnektir. Nitelikler vurgulanmış ancak abartma sanatı kullanılmamıştır.
Bu cümlede yalnızlık duygusu, "soğuk bir battaniye gibi" ifadesiyle somut bir nesneye benzetilmiştir. Bu da "benzetme" (teşbih) sanatına örnektir. Yalnızlığın hissedilme biçimi benzetme yoluyla açıklanmış, abartma sanatı kullanılmamıştır.
İncelemelerimiz sonucunda, B seçeneğindeki ifadenin gerçek dışı ve olağanüstü bir durumu anlatarak abartma sanatını kullandığını görmekteyiz. Bu cümle, açlık duygusunu olduğundan çok daha büyük ve imkansız bir eylemle ifade etmiştir.
Cevap B seçeneğidir.