🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

8. Sınıf İngilizce 1. Dönem 2. Yazılı 4. Senaryo Test 1

Soru 11 / 14

🎓 8. Sınıf İngilizce 1. Dönem 2. Yazılı 4. Senaryo Test 1 - Ders Notu

Merhaba sevgili öğrenciler! Bu ders notu, 8. sınıf İngilizce 1. dönem 2. yazılı sınavınızda karşınıza çıkabilecek ana konuları sade ve anlaşılır bir şekilde özetlemek için hazırlandı. Sınavınızda özellikle yemek tarifleri, telefon konuşmaları, kişilik özellikleri ve temel zaman yapıları üzerine sorular bekleyebilirsiniz.

📌 Yemek Yapma ve Mutfak Terimleri (Cooking & Kitchen Terms)

Bu bölümde, yemek tariflerini anlamak ve anlatmak için gerekli kelimeleri bilmeniz çok önemli. Günlük hayatta sıkça kullandığımız fiiller ve mutfak eşyaları bu konunun temelini oluşturur.

  • Yemek Yapma Fiilleri:
    • Chop: Doğramak (küçük parçalara)
    • Slice: Dilimlemek
    • Peel: Soymak (meyve, sebze)
    • Grate: Rendelemek
    • Mix: Karıştırmak
    • Stir: Karıştırmak (kaşıkla)
    • Bake: Fırında pişirmek (kek, ekmek)
    • Fry: Yağda kızartmak
    • Boil: Kaynatmak
    • Roast: Fırında kızartmak (et, sebze)
    • Grill: Izgarada pişirmek
    • Add: Eklemek
    • Pour: Dökmek
  • Mutfak Eşyaları ve Malzemeler:
    • Pan: Tava
    • Pot: Tencere
    • Oven: Fırın
    • Fridge: Buzdolabı
    • Spoon: Kaşık
    • Knife: Bıçak
    • Fork: Çatal
    • Ingredients: Malzemeler
    • Flour: Un
    • Sugar: Şeker
    • Salt: Tuz
    • Oil: Yağ
    • Egg: Yumurta
    • Milk: Süt
    • Butter: Tereyağı

💡 İpucu: Bir yemek tarifini okurken veya anlatırken bu kelimelerin doğru kullanımına dikkat edin. Örneğin, "Önce soğanları doğra, sonra tavada kızart." (First, chop the onions, then fry them in a pan.)

📌 Sıralama Kelimeleri (Sequence Words)

Yemek tarifleri, bir olayın akışı veya bir hikaye anlatırken olayları doğru sıraya koymak için bu kelimeleri kullanırız.

  • First / Firstly: İlk olarak, öncelikle
  • Second / Secondly: İkinci olarak
  • Then: Sonra
  • Next: Sonraki, daha sonra
  • After that: Ondan sonra
  • Finally: Son olarak

⚠️ Dikkat: Bu kelimeler genellikle cümlenin başında kullanılır ve kendilerinden sonra virgül (,) gelir. Örneğin: "First, wash the vegetables. Then, slice them." (Önce sebzeleri yıka. Sonra onları dilimle.)

📌 Telefon Görüşmeleri ve İletişim İfadeleri (Phone Calls & Communication Expressions)

Telefonla konuşurken kullandığımız kalıplar ve ifadeler günlük hayatımızın önemli bir parçasıdır. Bu bölümde, telefon görüşmelerinde sıkça kullanılan cümleleri ve kelimeleri öğreneceğiz.

  • Hello, this is [Adınız]. (Merhaba, ben [Adınız].)
  • Can I speak to [Kişi Adı], please? ([Kişi Adı] ile konuşabilir miyim, lütfen?)
  • Hold on a moment / Just a moment. (Bir saniye bekleyin.)
  • I'll put you through. (Sizi bağlayacağım.)
  • He/She is not available at the moment. (Şu anda müsait değil.)
  • Would you like to leave a message? (Mesaj bırakmak ister misiniz?)
  • Can you call back later? (Daha sonra tekrar arayabilir misiniz?)
  • The line is busy. (Hat meşgul.)
  • I'm afraid you have the wrong number. (Korkarım yanlış numarayı aradınız.)
  • Thanks for calling. (Aradığınız için teşekkürler.)

💡 İpucu: Bu ifadeleri ezberlemek yerine, bir telefon konuşması senaryosu canlandırarak pratik yapmaya çalışın. Nezaket ifadelerini (please, thank you, would you like) kullanmayı unutmayın.

📌 Kişilik Özellikleri ve Sıfatlar (Personality Traits & Adjectives)

İnsanları ve onların karakterlerini tanımlamak için kullandığımız sıfatlar bu bölümde karşınıza çıkabilir. Hem olumlu hem de olumsuz özellikleri bilmek önemlidir.

  • Olumlu Özellikler:
    • Honest: Dürüst
    • Loyal: Sadık
    • Supportive: Destekleyici
    • Generous: Cömert
    • Kind: Nazik
    • Understanding: Anlayışlı
    • Funny: Komik
    • Ambitious: Hırslı
  • Olumsuz Özellikler:
    • Selfish: Bencil
    • Stubborn: İnatçı
    • Mean: Kaba, huysuz
    • Jealous: Kıskanç
    • Aggressive: Agresif
    • Dishonest: Dürüst olmayan
    • Unreliable: Güvenilmez

💡 İpucu: Arkadaşlarınızı veya aile üyelerinizi bu sıfatlarla İngilizce olarak tanımlamaya çalışın. Örneğin: "My best friend is very honest and supportive." (En iyi arkadaşım çok dürüst ve destekleyicidir.)

📌 Geniş Zaman (Simple Present Tense)

Geniş zaman, düzenli olarak yaptığımız eylemleri, alışkanlıkları, genel gerçekleri ve bilimsel olayları anlatmak için kullanılır. Yemek tarifleri de genellikle geniş zamanla yazılır.

  • Kullanım Alanları:
    • Günlük rutinler ve alışkanlıklar (I wake up at 7 AM every day.)
    • Genel gerçekler (The sun rises in the east.)
    • Yemek tarifleri ve talimatlar (You mix the flour and eggs.)
  • Yapısı:
    • Olumlu Cümle: Özne + Fiilin yalın hali (He/She/It için fiile -s/-es takısı gelir)
      • I play tennis. (Ben tenis oynarım.)
      • She plays tennis. (O tenis oynar.)
    • Olumsuz Cümle: Özne + do not (don't) / does not (doesn't) + Fiilin yalın hali
      • We don't like coffee. (Kahve sevmeyiz.)
      • He doesn't like coffee. (O kahve sevmez.)
    • Soru Cümlesi: Do / Does + Özne + Fiilin yalın hali
      • Do you speak English? (İngilizce konuşur musun?)
      • Does she speak English? (O İngilizce konuşur mu?)

⚠️ Dikkat: He/She/It özneleriyle fiile gelen -s/-es takısını unutmayın! Bu, geniş zamanın en sık yapılan hatasıdır.

📌 Geçmiş Zaman (Simple Past Tense)

Geçmiş zaman, geçmişte belirli bir zamanda başlayıp bitmiş eylemleri anlatmak için kullanılır. Bir hikaye anlatırken veya geçmişteki olaylardan bahsederken bu zamanı kullanırız.

  • Kullanım Alanları:
    • Geçmişte tamamlanmış eylemler (I visited my grandparents last weekend.)
    • Geçmişteki bir dizi olay (She woke up, had breakfast, and went to school.)
  • Yapısı:
    • Olumlu Cümle: Özne + Fiilin 2. hali
      • Düzenli Fiiller: Fiile -ed takısı gelir (play $\rightarrow$ played, watch $\rightarrow$ watched)
      • Düzensiz Fiiller: Fiilin tamamen değişen özel bir hali vardır (go $\rightarrow$ went, eat $\rightarrow$ ate, see $\rightarrow$ saw)
      • I played football yesterday. (Dün futbol oynadım.)
      • She went to the cinema. (O sinemaya gitti.)
    • Olumsuz Cümle: Özne + did not (didn't) + Fiilin yalın hali
      • They didn't come to the party. (Partiye gelmediler.)
      • He didn't eat breakfast. (O kahvaltı yapmadı.)
    • Soru Cümlesi: Did + Özne + Fiilin yalın hali
      • Did you finish your homework? (Ödevini bitirdin mi?)
      • Did she call you? (O seni aradı mı?)

💡 İpucu: Düzensiz fiillerin 2. hallerini ezberlemek çok önemlidir. Sınavda bu fiillerle ilgili sorularla karşılaşabilirsiniz.

📌 Gereklilik ve Tavsiye Kipleri (Modals: Must/Mustn't, Should/Shouldn't)

Bu kipler, bir şeyin gerekli olduğunu, yasak olduğunu veya tavsiye edildiğini belirtmek için kullanılır.

  • Must: Zorunluluk, gereklilik
    • Anlamı: Yapmak zorunda olmak, mutlaka yapmak
    • Örnek: You must study for the exam. (Sınav için ders çalışmalısın/çalışmak zorundasın.)
    • Örnek: We must wear a uniform at school. (Okulda üniforma giymeliyiz.)
  • Mustn't: Yasaklama, kesinlikle yapmamak
    • Anlamı: Yapmamak, yasak olmak
    • Örnek: You mustn't use your phone during the exam. (Sınav sırasında telefonunu kullanmamalısın/kullanmak yasak.)
    • Örnek: You mustn't cross the road when the light is red. (Kırmızı ışıkta karşıya geçmemelisin.)
  • Should: Tavsiye, öğüt
    • Anlamı: Yapmak iyi olur, yapmalısın (daha hafif bir zorunluluk)
    • Örnek: You should drink more water. (Daha fazla su içmelisin.)
    • Örnek: He should apologize to her. (Ona özür dilemeli.)
  • Shouldn't: Yapmamak iyi olur, yapmamalısın (tavsiye)
    • Anlamı: Yapmamak iyi olur, yapmamalısın
    • Örnek: You shouldn't eat too much fast food. (Çok fazla abur cubur yememelisin.)
    • Örnek: They shouldn't be late for the meeting. (Toplantıya geç kalmamalılar.)

⚠️ Dikkat: Must daha güçlü bir zorunluluk veya yasaklama ifade ederken, Should daha çok bir tavsiye veya öğüt verir. Her ikisinden sonra da fiilin yalın hali (mastar hali) gelir.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön