Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte, Millî Mücadele'nin yönetiminde aşağıdakilerden hangisi ön plana çıkmıştır?
A) Şahsi yönetimSevgili öğrenciler, bu soruyu adım adım inceleyerek doğru cevaba ulaşalım.
A) Şahsi yönetim: BMM, tek bir kişinin değil, halkın seçtiği milletvekillerinin oluşturduğu kolektif bir organdı. Kararlar ortak akılla alınıyor, yetkiler tek bir kişide toplanmıyordu. Dolayısıyla şahsi yönetim ön planda değildi.
B) Padişahlık yönetimi: BMM, mevcut padişahlık yönetiminin işgal güçlerinin etkisi altında kalması ve ülkenin bağımsızlığını koruyamaması nedeniyle ona alternatif olarak kurulmuştu. Amacı padişahlığı devam ettirmek değil, milletin egemenliğini sağlamaktı. Bu nedenle padişahlık yönetimi ön plana çıkmamıştır, aksine geri planda kalmıştır.
C) Ulusal egemenlik ilkesi: BMM'nin açılmasıyla birlikte, yönetimin kaynağının artık padişah veya hanedan değil, doğrudan millet olduğu ilan edildi. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi BMM'nin temelini oluşturuyordu. Milletin seçtiği temsilciler aracılığıyla kendi kendini yönetmesi, ulusal egemenliğin en somut göstergesiydi. Millî Mücadele'nin tüm kararları ve yönetimi bu ilke doğrultusunda şekillendi. Bu ilke, BMM'nin varlık sebebi ve en temel yönetim anlayışıydı.
D) Azınlıkların yönetimi: BMM, Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştu. Azınlıklar da Meclis'te temsil edilebilirdi ancak yönetim, azınlıkların değil, Türk milletinin genel iradesine dayanıyordu. Dolayısıyla azınlıkların yönetimi ön planda değildi.
Cevap C seçeneğidir.