Rızık endişesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Rızık endişesi, Allah'ın rezzak sıfatına olan güveni sarsarSevgili öğrenciler, bu soru rızık endişesi kavramını ve İslam inancındaki yerini anlamamız için çok önemli. Rızık, Allah tarafından tüm canlılara bahşedilen maddi ve manevi nimetlerdir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu ifade doğrudur. "Rezzak" Allah'ın her türlü rızkı veren, yaratan ve ulaştıran olduğu anlamına gelen bir ismidir. Eğer bir kişi sürekli rızık konusunda aşırı endişe duyuyorsa, bu durum Allah'ın bu sıfatına tam olarak güvenmediği anlamına gelebilir. Çünkü Allah, Kuran'da ve Peygamberimizin hadislerinde rızkı garanti ettiğini, kimseyi aç bırakmayacağını bildirmiştir. Aşırı endişe, bu ilahi güvenceye olan inancı zayıflatır.
Bu ifade de doğrudur. İslam, rızık için çaba göstermeyi, helal ve meşru yollardan çalışmayı emreder. Peygamberimiz (s.a.v.) "Deveni bağla, sonra tevekkül et" buyurmuştur. Yani, kişi üzerine düşeni yaptıktan, meşru yollardan çabaladıktan sonra Allah'a tevekkül etmeli, O'na güvenmelidir. Bu çaba, kişiye bir iç huzur verir ve "ben elimden geleni yaptım" düşüncesiyle rızık endişesini azaltır.
Bu ifade, belirli bir ölçüde doğru kabul edilebilir. İnsan fıtratı gereği geleceği, geçimini ve ailesinin ihtiyaçlarını düşünür. Bu, tamamen yok sayılamayacak insani bir durumdur. Ancak önemli olan, bu kaygının aşırıya kaçmaması, kişiyi yıpratmaması ve Allah'a olan güvenini sarsmamasıdır. Sağlıklı bir kaygı, kişiyi çalışmaya ve tedbir almaya sevk ederken, aşırı endişe felç edici olabilir ve imana zarar verebilir. Dolayısıyla, "doğal" olması, "doğru" veya "istenilen" olduğu anlamına gelmez.
Bu ifade kesinlikle yanlıştır. Tam aksine, rızık endişesi imanın bir gereği değil, imanın zayıflığına işaret edebilecek bir durumdur. İslam inancına göre, mümin Allah'ın Rezzak olduğuna, her canlının rızkını takdir ettiğine ve kimseyi aç bırakmayacağına tam bir güven duyar. Bu güvene "tevekkül" denir. Tevekkül, çalışıp çabaladıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmektir. Rızık konusunda aşırı endişe duymak, bu tevekkül ruhuna aykırıdır ve imanın bir gereği değil, ondan uzaklaşma belirtisidir.
Bu açıklamalar ışığında, rızık endişesinin imanın bir gereği olduğunu söyleyen D seçeneği yanlıştır.
Cevap D seçeneğidir.