Hammurabi Kanunları'nda "göze göz, dişe diş" ilkesi olarak bilinen kısas esası yer almaktadır. Bu ilke, hukukun hangi işlevini ön plana çıkarmaktadır?
A) Suçluları rehabilite etme
B) Toplumsal uzlaşmayı sağlama
C) Cezalandırıcı ve caydırıcı olma
D) Bireysel hakları koruma
E) Hukukun evrenselleşmesini sağlama
Merhaba sevgili öğrenciler,
Bu soruda, tarihin en eski ve önemli yazılı hukuk metinlerinden biri olan Hammurabi Kanunları'ndaki "göze göz, dişe diş" ilkesinin hukukun hangi işlevini ön plana çıkardığını anlamamız isteniyor. Şimdi bu ilkeyi ve seçenekleri adım adım inceleyelim:
- Hammurabi Kanunları ve "Göze Göz, Dişe Diş" İlkesi: M.Ö. 18. yüzyılda Babil Kralı Hammurabi tarafından hazırlanan bu kanunlar, tarihteki ilk kapsamlı yazılı hukuk metinlerinden biridir. "Göze göz, dişe diş" (lex talionis) ilkesi, işlenen suça denk bir ceza verilmesini öngörür. Yani, bir kişi başkasının gözünü kör ederse, onun da gözü kör edilir; dişini kırarsa, onun da dişi kırılır. Bu ilke, cezanın suçla orantılı olmasını ve mağdurun uğradığı zararın aynısının fail tarafından da yaşanmasını hedefler.
- Seçenekleri Değerlendirme:
- A) Suçluları rehabilite etme: Rehabilitasyon, suçluyu topluma yeniden kazandırma, eğitim ve iyileştirme süreçlerini içerir. "Göze göz" ilkesi, suçluyu iyileştirmekten ziyade, ona işlediği suçun bedelini ödetmeyi amaçlar. Dolayısıyla bu seçenek doğru değildir.
- B) Toplumsal uzlaşmayı sağlama: Uzlaşma, tarafların anlaşarak bir sorunu çözmesidir. "Göze göz" ilkesi, uzlaşmadan çok, devletin belirlediği katı bir ceza sistemini ifade eder. Mağdur ve fail arasında bir uzlaşma zemini oluşturmaz, doğrudan cezayı uygular.
- C) Cezalandırıcı ve caydırıcı olma: "Göze göz, dişe diş" ilkesi, suç işleyene doğrudan ve acı verici bir ceza öngörerek onu cezalandırır. Aynı zamanda, bu tür ağır cezaların varlığı, potansiyel suçluları benzer suçları işlemekten alıkoymayı, yani caydırmayı amaçlar. Bir kişinin gözünü kör etmenin bedelinin kendi gözüyle ödenmesi, başkaları için güçlü bir uyarı niteliğindedir. Bu ilke, hem suçluyu cezalandırır hem de diğerlerini suç işlemekten caydırır. Bu nedenle, bu seçenek ilkenin temel işlevini en iyi açıklar.
- D) Bireysel hakları koruma: Hukuk elbette bireysel hakları korur ancak "göze göz" ilkesi, hakların ihlali durumunda uygulanacak cezayı belirler. Yani, hak ihlali gerçekleştikten sonra devreye girer ve ceza yoluyla bir nevi "adalet" sağlar. İlkenin birincil amacı, hakları önceden korumak değil, ihlal edildiklerinde nasıl karşılık verileceğini düzenlemektir.
- E) Hukukun evrenselleşmesini sağlama: Hukukun evrenselleşmesi, hukuk kurallarının tüm dünyada geçerli ve kabul edilebilir hale gelmesi anlamına gelir. Hammurabi Kanunları, belirli bir medeniyetin kendi iç düzenini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur ve evrensel bir yayılma amacı gütmez.
Sonuç olarak, "göze göz, dişe diş" ilkesi, işlenen suça karşılık gelen bir ceza vererek suçluyu cezalandırmayı ve bu ağır cezaların varlığıyla diğer insanları benzer suçları işlemekten alıkoymayı (caydırmayı) hedefler.
Cevap C seçeneğidir.