Aşağıdakilerden hangisi Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun (1921 Anayasası) özelliklerinden biridir?
A) Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
B) Cumhurbaşkanı TBMM tarafından seçilir.
C) Devletin dini İslam'dır.
D) Yürütme yetkisi Bakanlar Kurulu'na aittir.
Sevgili öğrenciler,
Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası), Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecindeki ilk anayasal belgedir ve büyük bir öneme sahiptir. Bu anayasa, Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçişte temel ilkeleri belirlemiştir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek doğru cevabı bulalım:
- A) Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
- Bu ifade, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun en temel ve devrimci maddelerinden biridir. Kanunun 1. maddesi "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." şeklinde başlar. Bu madde, devlet yönetimindeki gücün artık padişahta veya hanedanda değil, doğrudan millette olduğunu ilan ederek ulusal egemenlik ilkesini anayasal güvence altına almıştır. Bu, yeni Türk devletinin demokratik ve ulusal temellerini atmıştır.
- B) Cumhurbaşkanı TBMM tarafından seçilir.
- 1921 Anayasası, "Meclis Hükümeti Sistemi"ni benimsemiştir. Bu sistemde, yasama ve yürütme yetkileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplanmıştır. Ayrı bir "Cumhurbaşkanlığı" makamı bulunmamaktaydı. Meclis Başkanı aynı zamanda hükümetin de başıydı. Cumhurbaşkanlığı makamı, 1924 Anayasası ile getirilmiştir. Dolayısıyla bu seçenek 1921 Anayasası için doğru değildir.
- C) Devletin dini İslam'dır.
- 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun orijinal metninde "Devletin dini İslam'dır" şeklinde bir madde bulunmamaktadır. Bu ifade, 1924 Anayasası'nın 2. maddesine eklenmiş, ancak daha sonra 1928 yılında yapılan anayasa değişikliği ile kaldırılmıştır. 1921 Anayasası, daha çok devletin yapısı ve ulusal egemenlik ilkeleri üzerine odaklanmıştır. Dolayısıyla bu seçenek 1921 Anayasası için doğru değildir.
- D) Yürütme yetkisi Bakanlar Kurulu'na aittir.
- 1921 Anayasası'nın getirdiği Meclis Hükümeti Sistemi'nde, yürütme yetkisi doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne aitti. Meclis, kendi içinden seçtiği vekillere (bakanlara) bu yetkiyi kullandırır ve vekiller Meclis'e karşı sorumluydu. Modern anlamda, yürütme yetkisini bağımsız bir şekilde kullanan ayrı bir "Bakanlar Kurulu" yapısı bu dönemde mevcut değildi. Yasama ve yürütme yetkileri Meclis'te birleşmişti. Dolayısıyla bu seçenek 1921 Anayasası için doğru değildir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun en belirgin ve temel özelliklerinden biri, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ilan etmesidir.
Cevap A seçeneğidir.