Sevgili öğrenciler,
Hz. Yusuf (a.s.) kıssası, bizlere hayatın zorlukları karşısında nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğini öğreten, ibretlerle dolu çok değerli bir hikayedir. Soru, bu kıssadan çıkarılabilecek en önemli ilkeyi bulmamızı istiyor. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu seçenek, Hz. Yusuf'un (a.s.) davranışlarıyla tamamen çelişmektedir. O, kendisine yapılan tüm haksızlıklara rağmen, Mısır'da büyük bir güce ulaştığında kardeşlerinden intikam alma fırsatına sahipken bunu yapmamış, aksine onları affetmiştir. Bu nedenle A seçeneği doğru değildir.
Hz. Yusuf (a.s.), haksızlığa uğradığında masumiyetini dile getirmiş, iftirayı açıklığa kavuşturmuştur. Bu, hakkını aramaktan tamamen vazgeçmek anlamına gelmez. Kıssanın ana mesajı, hakkını ararken bile sabırlı olmak, Allah'a tevekkül etmek ve nihayetinde affetme büyüklüğünü göstermektir. Bu seçenek, pasif bir vazgeçişi önerdiği için kıssanın ruhuna uygun değildir.
Bu seçenek, Hz. Yusuf (a.s.) kıssasının temel mesajını en doğru şekilde yansıtmaktadır. Kardeşlerinin ihaneti, kuyuya atılması, kölelik, zindan hayatı gibi ağır imtihanlar karşısında Hz. Yusuf (a.s.) asla isyan etmemiş, daima sabretmiş ve Allah'a güvenmiştir. Güce ulaştığında ise kendisine yapılan tüm kötülükleri affetmiş, "Bugün size kınama yok. Allah sizi affetsin. O, merhametlilerin en merhametlisidir" diyerek affediciliğin en güzel örneğini sergilemiştir. Bu durum, zorluklar karşısında sabrın ve affetme erdeminin ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir.
Bu ilke, Hz. Yusuf'un (a.s.) ahlakıyla ve İslam'ın genel öğretileriyle tamamen zıttır. Hz. Yusuf (a.s.), kendisine yapılan kötülüklere karşı iyilikle, sabırla ve affedicilikle karşılık vermiştir. İslam ahlakı da kötülüğe kötülükle değil, iyilikle karşılık vermeyi, affetmeyi ve bağışlamayı öğütler. Bu nedenle D seçeneği doğru değildir.
Bu açıklamalar ışığında, Hz. Yusuf (a.s.) kıssasından çıkarılabilecek en önemli ilke, zorluklar karşısında sabırlı olmak ve affetme erdemini göstermektir.
Cevap C seçeneğidir.