Kemosentetik bakteriler, ışık enerjisi yerine inorganik maddelerin oksidasyonundan elde ettikleri kimyasal enerjiyi kullanarak organik madde sentezleyen canlılardır. Bu özellikleri sayesinde doğadaki madde döngülerinde çok önemli roller üstlenirler. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu ifade yanlıştır. Kemosentetik bakteriler, tıpkı fotosentetik canlılar gibi, atmosferdeki karbondioksiti veya diğer karbon bileşiklerini kullanarak kendi organik maddelerini sentezlerler. Yani, karbondioksit tüketicisidirler, kaynağı değildirler. Karbondioksitin temel kaynakları solunum, yanma olayları ve ayrışmadır.
Bu ifade doğrudur. Kemosentetik bakterilerin önemli bir grubu olan nitrifikasyon bakterileri (örneğin Nitrosomonas ve Nitrobacter), azot döngüsünde kilit bir rol oynar. Bu bakteriler, amonyak ($NH_3$) veya amonyum ($NH_4^+$) iyonlarını önce nitrite ($NO_2^-$), ardından da nitrata ($NO_3^-$) dönüştürürler. Bu olaya nitrifikasyon denir. Bitkiler azotu genellikle nitrat ($NO_3^-$) formunda alabilirler. Dolayısıyla, kemosentetik nitrifikasyon bakterileri, bitkilerin kullanabileceği azot formunu oluşturarak toprağı azotça zenginleştirir ve azotun ekosistemdeki dolaşımını sağlarlar.
Bu ifade yanlıştır. Organik atıkları inorganik maddelere dönüştüren canlılara ayrıştırıcı (saprofit) denir. Kemosentetik bakteriler genellikle üretici (ototrof) canlılardır; yani inorganik maddelerden organik madde sentezlerler. Ayrıştırıcı görevi daha çok saprofit bakteriler ve mantarlar üstlenir.
Bu ifade yanlıştır. Suyun fotolizi (ışık enerjisiyle suyun parçalanması) ve bu süreçte oksijenin atmosfere verilmesi fotosentez yapan canlıların (bitkiler, algler, siyanobakteriler) özelliğidir. Kemosentezde ışık enerjisi kullanılmaz ve suyun fotolizi gerçekleşmez.
Bu ifade yanlıştır. Hayvanların (özellikle otçulların) sindirim sisteminde selüloz sindirimine yardımcı olan bakteriler bulunur, ancak bu bakteriler genellikle kemosentetik değil, anaerobik bakterilerdir. Kemosentetik bakterilerin temel ekolojik rolü bu değildir.
Cevap B seçeneğidir.