11. sınıf tarih 2. dönem 1. yazılı 2. senaryo Test 1

Soru 23 / 23
Berlin Antlaşması (1878), Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü büyük ölçüde bozan ve Balkanlar'daki milliyetçi hareketlerin sonuçlarını tescilleyen önemli bir dış tehdit belgesi olmuştur.

Berlin Antlaşması'nın Osmanlı Devleti'nin siyasi varlığına yönelik tehditleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
A) Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın bağımsızlıklarını kazanması
B) Bulgaristan'ın özerk bir prenslik haline gelmesi
C) Kars, Ardahan ve Batum'un Rusya'ya bırakılması
D) Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan yönetimine bırakılması
E) Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'taki egemenliğinin sona ermesi

Sevgili öğrenciler, bu soru, Osmanlı Devleti'nin yakın tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 1878 Berlin Antlaşması'nın sonuçlarını ve bu antlaşmanın Osmanlı üzerindeki etkilerini anlamamızı istiyor. Antlaşmanın Osmanlı'nın siyasi varlığına yönelik tehditlerini değerlendirirken, seçeneklerde verilen olayların Berlin Antlaşması ile doğrudan ilişkili olup olmadığını incelemeliyiz.

  • A) Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın bağımsızlıklarını kazanması: Berlin Antlaşması, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın ardından imzalanmış ve bu üç Balkan devletinin Osmanlı Devleti'nden ayrılarak tam bağımsızlıklarını kazanmasını tescil etmiştir. Bu durum, Osmanlı'nın Balkanlar'daki toprak bütünlüğünü ve siyasi gücünü ciddi şekilde zayıflatmıştır. Dolayısıyla bu, Berlin Antlaşması'nın getirdiği bir tehdittir.
  • B) Bulgaristan'ın özerk bir prenslik haline gelmesi: Berlin Antlaşması ile Büyük Bulgaristan fikri terk edilmiş olsa da, Bulgaristan Osmanlı Devleti'ne bağlı özerk bir prenslik haline getirilmiştir. Bu özerklik, Osmanlı'nın bölgedeki doğrudan egemenliğini kaybetmesi anlamına geliyordu ve ileride tam bağımsızlığa giden bir adım olmuştur. Bu da Osmanlı'nın siyasi varlığına yönelik önemli bir tehdittir.
  • C) Kars, Ardahan ve Batum'un Rusya'ya bırakılması: Berlin Antlaşması, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Rusya'nın ele geçirdiği Kars, Ardahan ve Batum (Elviye-i Selase) bölgelerinin Rusya'ya bırakılmasını onaylamıştır. Bu, Osmanlı Devleti için Anadolu'da doğrudan toprak kaybı anlamına geliyordu ve siyasi bütünlüğüne büyük bir darbe vurmuştur. Bu da Berlin Antlaşması'nın getirdiği bir tehdittir.
  • D) Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan yönetimine bırakılması: Berlin Antlaşması ile Bosna-Hersek, hukuken Osmanlı toprağı kalmakla birlikte, fiilen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun yönetimine (işgaline) bırakılmıştır. Bu durum, Osmanlı'nın Balkanlar'daki egemenliğini sembolik hale getirmiş ve bölgedeki siyasi nüfuzunu tamamen kaybetmesine yol açmıştır. Bu da Osmanlı'nın siyasi varlığına yönelik önemli bir tehdittir.
  • E) Osmanlı Devleti'nin Trablusgarp'taki egemenliğinin sona ermesi: Trablusgarp (bugünkü Libya), Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki son toprağıydı. Bu bölgenin Osmanlı egemenliğinden çıkması, 1911-1912 yıllarında yapılan Trablusgarp Savaşı sonucunda İtalya'ya bırakılmasıyla gerçekleşmiştir. Bu olay, Berlin Antlaşması'ndan çok daha sonra meydana gelmiş ve bu antlaşmayla doğrudan bir ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, bu seçenek Berlin Antlaşması'nın Osmanlı Devleti'nin siyasi varlığına yönelik tehditleri arasında yer almaz.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Trablusgarp'ın kaybedilmesi Berlin Antlaşması'nın bir sonucu değildir. Diğer seçeneklerde belirtilen olaylar ise doğrudan Berlin Antlaşması ile ilişkilidir ve Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi varlığını ciddi şekilde tehdit etmiştir.

Cevap E seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
Geri Dön