Osmanlı Devleti'nde $19$. yüzyılda başlayan modern ordu kurma çabaları kapsamında, askerliğin bir meslek olmaktan çıkarılıp "yurttaşlık görevi" haline getirilmesi hedeflenmiştir. Bu durum, özellikle $1869$ tarihli Askerlik Nizamnamesi ile daha belirgin bir hal almıştır.
Bu düzenlemelerin Osmanlı toplum yapısı üzerindeki sosyal etkileri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
A) Halk arasında vatan savunması bilincinin güçlenmesi
B) Askerlik hizmetinin toplumun geniş kesimlerine yayılması
C) Gayrimüslimlerin de fiilen askerlik hizmetine alınmasıyla toplumsal eşitliğin sağlanması
D) Askerlik nedeniyle üretimden kopan iş gücünün kırsal kesimde azalmaya başlaması
E) Farklı etnik ve dini kökenden gelen bireylerin ortak bir "Osmanlılık" kimliği altında bir araya gelmesi
Osmanlı Devleti'nde 19. yüzyılda başlayan modernleşme çabaları, ordu yapısında da köklü değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Askerliğin bir meslek olmaktan çıkarılıp "yurttaşlık görevi" haline getirilmesi, özellikle 1869 tarihli Askerlik Nizamnamesi ile hedeflenen önemli bir dönüşümdür. Bu düzenlemeler, Osmanlı toplum yapısı üzerinde çeşitli sosyal etkiler yaratmıştır. Şimdi seçenekleri adım adım inceleyelim:
- A) Halk arasında vatan savunması bilincinin güçlenmesi: Askerliğin bir "yurttaşlık görevi" olarak tanımlanması, her bireyin devlete ve vatana karşı sorumluluğunu artırmayı amaçlamıştır. Bu durum, halk arasında vatan savunması bilincinin ve milliyetçilik duygularının güçlenmesine doğrudan katkı sağlamıştır. Dolayısıyla bu, beklenen bir sosyal etkidir.
- B) Askerlik hizmetinin toplumun geniş kesimlerine yayılması: Askerliğin meslek olmaktan çıkarılıp genel bir görev haline gelmesi, daha önce sadece belirli zümrelerin veya gönüllülerin yaptığı askerlik hizmetinin, yaş ve fiziksel yeterlilik şartlarını taşıyan tüm erkek nüfusa yayılmasını sağlamıştır. Bu da toplumun geniş kesimlerinin askerlik hizmetiyle tanışması anlamına gelir. Bu da bir sosyal etkidir.
- D) Askerlik nedeniyle üretimden kopan iş gücünün kırsal kesimde azalmaya başlaması: Bu seçenek ilk bakışta çelişkili gibi görünse de, profesyonel ve uzun süreli askerlik yapan bir ordudan, belirli bir süre (örneğin 3-5 yıl) hizmet edip sonra sivil hayata dönen bir zorunlu askerlik sistemine geçiş, uzun vadede üretimden kalıcı olarak kopan iş gücünün azalmasına yol açabilir. Profesyonel askerler ömür boyu orduda kalırken, zorunlu askerlik yapanlar hizmet sonrası tarlalarına veya mesleklerine geri dönerler. Bu, kalıcı iş gücü kaybını azaltma potansiyeli taşır. Dolayısıyla bu da bir etki olarak değerlendirilebilir.
- E) Farklı etnik ve dini kökenden gelen bireylerin ortak bir "Osmanlılık" kimliği altında bir araya gelmesi: 19. yüzyıl Osmanlı reformlarının temel amaçlarından biri, farklı milletleri ve dinleri "Osmanlılık" üst kimliği altında birleştirmekti. Askerlik hizmetinin tüm vatandaşlar için bir görev haline getirilmesi, farklı kökenlerden gelen gençlerin aynı kışlada, aynı üniforma altında bir araya gelerek ortak bir aidiyet duygusu geliştirmesini sağlamayı hedeflemiştir. Bu da önemli bir sosyal etkidir.
- C) Gayrimüslimlerin de fiilen askerlik hizmetine alınmasıyla toplumsal eşitliğin sağlanması: 1869 Nizamnamesi ve öncesindeki Tanzimat Fermanı (1839) ile Islahat Fermanı (1856) gibi düzenlemeler, gayrimüslimlerin de askerlik hizmetine alınmasını öngörmekteydi. Ancak uygulamada, gayrimüslimler genellikle "bedel-i askeriye" adı verilen bir vergi ödeyerek askerlik hizmetinden muaf tutulmuşlardır. Bu durum, gayrimüslimlerin fiilen (gerçekte) askerlik hizmetine alınmasının yaygınlaşmadığını ve dolayısıyla askerlik hizmeti üzerinden toplumsal eşitliğin tam olarak sağlanamadığını göstermektedir. Eşitlik hedefi olsa da, fiili uygulama ve sonuç bu yönde olmamıştır. Bu nedenle, bu düzenlemelerin Osmanlı toplum yapısı üzerindeki sosyal etkileri arasında bu durum yer almaz.
Cevap C seçeneğidir.