12. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 1. yazılı 5. senaryo Test 3

Soru 06 / 16
Atatürk Dönemi'nde Türk inkılabının temel taşlarından biri olan laiklik ilkesi, çeşitli uygulamalarla Türk toplum hayatına yerleştirilmeye çalışılmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye'de laiklik ilkesinin yerleşmesini sağlayan gelişmelerden biri değildir?
A) Halifeliğin kaldırılması
B) Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması
C) Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu'nun çıkarılması
D) Türk Tarih Kurumu'nun kurulması
E) Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması

Merhaba sevgili öğrenciler,

Bu soruda, Atatürk Dönemi'nde laiklik ilkesinin Türk toplum hayatına yerleşmesini sağlayan gelişmelerden hangisinin bu kapsamda olmadığını bulmamız isteniyor. Laiklik ilkesi, devlet işleri ile din işlerinin birbirinden ayrılması, din ve vicdan özgürlüğünün sağlanması ve devletin tüm inançlara eşit mesafede durması anlamına gelir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) Halifeliğin kaldırılması: Halifelik, İslam dünyasının dini ve siyasi liderliği makamıydı. 3 Mart 1924'te kaldırılması, Türkiye Cumhuriyeti'nin dini otoriteden tamamen bağımsız bir devlet yapısına kavuşması ve dinin devlet işlerinden ayrılması yolunda atılmış en önemli adımlardan biridir. Dolayısıyla laiklik ilkesinin yerleşmesinde doğrudan etkilidir.
  • B) Şeriye ve Evkaf Vekaleti'nin kaldırılması: Şeriye ve Evkaf Vekaleti (Bakanlığı), dini ve vakıf işlerini yürüten bir kurumdu. Bu vekalet de 3 Mart 1924'te kaldırılmış, yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bu düzenleme ile dini işler devletin kontrolünde bir hizmet haline getirilmiş, ancak siyasi bir bakanlık olmaktan çıkarılarak dinin devlet yönetimindeki doğrudan etkisi azaltılmıştır. Bu da laiklik ilkesinin bir gereğidir.
  • C) Tevhîd-i Tedrîsât Kanunu'nun çıkarılması: Eğitim Birliği Kanunu olarak da bilinen bu kanun, 3 Mart 1924'te çıkarılmıştır. Bu kanunla tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmış, medreseler kapatılmış ve eğitimde birlik sağlanmıştır. Eğitimin dini kurumlardan arındırılarak modern, bilimsel ve laik esaslara oturtulması, laiklik ilkesinin eğitim alanındaki en önemli uygulamalarından biridir.
  • D) Türk Tarih Kurumu'nun kurulması: Türk Tarih Kurumu, 1931 yılında kurulmuştur. Amacı, Türk tarihini bilimsel yöntemlerle araştırmak, Türklerin dünya medeniyetine katkılarını ortaya koymak ve milli tarih bilincini geliştirmektir. Bu kurum, milli kimlik ve kültürel gelişim açısından önemli bir adımdır ancak doğrudan din ve devlet işlerinin ayrılması veya laiklik ilkesinin yerleşmesi ile ilgili bir uygulama değildir. Daha çok milliyetçilik ve inkılapçılık ilkeleriyle ilişkilidir.
  • E) Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması: 1925 yılında çıkarılan kanunla tekke, zaviye ve türbeler kapatılmıştır. Bu kurumlar, zamanla dini istismara ve hurafelere zemin hazırlayabilen, ayrıca devlet otoritesine paralel yapılanmalar oluşturabilen yerler haline gelmişti. Bunların kapatılması, dinin toplumsal hayattaki bazı geleneksel ve bazen de yanlış yorumlanan etkilerini ortadan kaldırmayı, dini inançları daha rasyonel ve kişisel bir alana çekmeyi hedeflemiştir. Bu da laiklik ilkesinin toplumsal alandaki önemli uygulamalarından biridir.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, A, B, C ve E seçenekleri doğrudan laiklik ilkesinin yerleşmesini sağlayan uygulamalardır. D seçeneği olan Türk Tarih Kurumu'nun kurulması ise daha çok milli tarih bilincini ve kültürel kimliği güçlendirmeye yönelik bir adımdır ve laiklik ilkesinin yerleşmesiyle doğrudan bir bağlantısı yoktur.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Geri Dön