II. Dünya Savaşı öncesinde dünyada siyasi gerilimler artmış, bazı devletler yayılmacı politikalar izleyerek uluslararası barışı tehdit etmiştir. Almanya'nın Avrupa'daki, İtalya'nın Akdeniz'deki ve Japonya'nın Uzak Doğu'daki hareketleri bu gerilimin önemli göstergeleridir.
Aşağıdakilerden hangisi, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yol açan bu yayılmacı politikaların sonuçlarından biri değildir?
A) Münih Konferansı ile Çekoslovakya'nın parçalanması
B) Almanya'nın Ren bölgesini askerden arındırılmış statüsünü bozması
C) İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi
D) Japonya'nın Çin'in Mançurya bölgesini işgal etmesi
E) Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa'da demokratik rejimleri desteklemesi
Sevgili öğrenciler, bu soru II. Dünya Savaşı öncesindeki gerilimli dönemi ve bu savaşa yol açan yayılmacı politikaların sonuçlarını anlamamızı istiyor. Her bir seçeneği dikkatlice inceleyerek doğru cevabı bulalım.
- A) Münih Konferansı ile Çekoslovakya'nın parçalanması: Almanya'nın yayılmacı politikalarının önemli bir adımıydı. Hitler, Çekoslovakya'nın Südet bölgesini talep etti ve 1938'deki Münih Konferansı sonucunda bu bölge Almanya'ya verildi. Bu olay, Çekoslovakya'nın parçalanmasına ve Almanya'nın Avrupa'daki gücünü artırmasına yol açarak II. Dünya Savaşı'nın fitilini ateşleyen olaylardan biri oldu. Dolayısıyla bu, yayılmacı politikaların bir sonucudur.
- B) Almanya'nın Ren bölgesini askerden arındırılmış statüsünü bozması: Versay Antlaşması'na göre Ren bölgesi askerden arındırılmış bir bölgeydi. Ancak Hitler, 1936'da bu bölgeye asker göndererek antlaşmayı ihlal etti. Bu hareket, Almanya'nın yayılmacı ve meydan okuyucu politikasının açık bir göstergesiydi ve uluslararası gerilimi artırdı. Bu da yayılmacı politikaların bir sonucudur.
- C) İtalya'nın Habeşistan'ı işgal etmesi: İtalya, Benito Mussolini liderliğinde Akdeniz ve Afrika'da yayılmacı bir politika izliyordu. 1935-1936 yıllarında Habeşistan'ı (Etiyopya) işgal etmesi, bu yayılmacı politikanın somut bir örneğiydi. Milletler Cemiyeti'nin tepkisizliği, diğer yayılmacı devletleri cesaretlendirdi. Bu da yayılmacı politikaların bir sonucudur.
- D) Japonya'nın Çin'in Mançurya bölgesini işgal etmesi: Japonya, Uzak Doğu'da yayılmacı bir güçtü ve hammadde kaynaklarına ulaşmak istiyordu. 1931'de Çin'in Mançurya bölgesini işgal ederek Mançukuo adında bir kukla devlet kurdu. Bu olay, II. Dünya Savaşı'nın Asya'daki başlangıcı olarak kabul edilir ve Japonya'nın yayılmacı politikasının açık bir göstergesidir. Bu da yayılmacı politikaların bir sonucudur.
- E) Sovyetler Birliği'nin Doğu Avrupa'da demokratik rejimleri desteklemesi: Bu ifade, hem içeriği hem de zamanlaması açısından diğer seçeneklerden farklıdır. II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği, Doğu Avrupa ülkelerinde demokratik rejimleri desteklemek yerine, kendi ideolojisi doğrultusunda komünist rejimlerin kurulmasını sağlamış ve bu rejimleri desteklemiştir. Bu durum, Soğuk Savaş döneminin bir özelliğidir ve II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yol açan yayılmacı politikaların bir sonucu değil, savaş sonrası dönemin bir gelişmesidir. Ayrıca, ifade "demokratik rejimleri desteklemesi" şeklinde yanlış bir bilgi içermektedir, çünkü Sovyetler Birliği'nin politikası tam tersi yöndeydi.
Yukarıdaki analizlerden de anlaşılacağı üzere, A, B, C ve D seçenekleri II. Dünya Savaşı öncesindeki yayılmacı politikaların doğrudan sonuçlarıdır. Ancak E seçeneği, hem zamanlama olarak savaş sonrası döneme ait olması hem de içeriği itibarıyla yanlış bir durumu ifade etmesi nedeniyle, II. Dünya Savaşı'nın başlamasına yol açan yayılmacı politikaların sonuçlarından biri değildir.
Cevap E seçeneğidir.