18. yüzyıl - 19. yüzyıl felsefesi, din ve devlet ilişkileri konusunda da önemli tartışmalar yürütmüştür. Kilisenin siyasal ve toplumsal hayattaki etkisinin azaltılması, laikleşme ve sekülerleşme eğilimleri bu dönemin belirleyici unsurlarındandır. Devletin, dini inançlardan bağımsız olarak, akılcı ilkelere göre yönetilmesi gerektiği düşüncesi yaygınlaşmıştır.
Aşağıdakilerden hangisi, bu dönemin felsefesinin din ve devlet ilişkilerine yönelik tutumunu yansıtır?
A) Dini kurumların devlet üzerindeki mutlak egemenliğini savunmak
B) Devletin, dini inançlar temelinde şekillenmesini desteklemek
C) Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini ileri sürmek
D) Teokratik yönetim anlayışını güçlendirmeye çalışmak
E) Dini dogmaların toplumsal yaşamın tek düzenleyicisi olduğunu kabul etmek