18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesi, bireyin akıl ve özgürlüğünü merkeze alırken, aynı zamanda evrensel değerlere ve insanlığın ortak paydalarına vurgu yapmıştır. Aydınlanma filozofları, coğrafi ve kültürel farklılıklara rağmen tüm insanların ortak bir akla ve ahlaki kapasiteye sahip olduğunu savunmuşlardır.
Bu evrenselcilik anlayışı, insan hakları, adalet ve eşitlik gibi kavramların tüm insanlar için geçerli olduğu fikrini güçlendirmiş, uluslararası hukuk ve evrensel ahlak ilkelerinin gelişimine katkıda bulunmuştur. Bu dönemde felsefe, bireyin yerel kimliğinden ziyade evrensel insanlık kimliğini ön plana çıkarmıştır.
Bu parçaya göre, 18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesinin evrenselcilik anlayışıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
A) İnsanların ahlaki kapasitelerinin kültürel farklılıklara göre değiştiği kabul edilmiştir.
B) Yerel kimliklerin ve geleneklerin evrensel değerlerden daha üstün olduğu savunulmuştur.
C) Tüm insanların ortak bir akla ve ahlaki kapasiteye sahip olduğu fikri benimsenmiştir.
D) İnsan haklarının sadece belirli toplumlar için geçerli olduğu görüşü yaygınlaşmıştır.
E) Evrensel değerlerin bilimsel yöntemlerle kanıtlanamayacağı düşünülmüştür.