Sevgili öğrenciler, bu soruda abartma (mübalağa) söz sanatının hangi cümlede kullanılmadığını bulmamız isteniyor. Öncelikle abartma sanatının ne olduğunu hatırlayalım:
Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
Bu cümlede, kişinin açlığı "koca bir fırını bitirebilmek" gibi gerçek dışı ve imkansız bir durumla ifade edilmiştir. Hiç kimse bir oturuşta koca bir fırını yiyemez. Bu, açlığın aşırı derecede büyütülerek anlatılmasıdır. Dolayısıyla bu cümlede abartma sanatı kullanılmıştır.
Bu cümlede, bir damla gözyaşının "sel olup bütün şehri alıp götürmesi" gibi gerçek hayatta mümkün olmayan bir durumdan bahsedilmiştir. Bir damla gözyaşı asla böyle bir sele dönüşemez. Bu, üzüntünün ve gözyaşının miktarının aşırı derecede büyütülerek anlatılmasıdır. Dolayısıyla bu cümlede abartma sanatı kullanılmıştır.
Bu cümlede, bahar geldiğinde tarlalarda açan papatyaların çokluğu ve tarlayı tamamen kaplaması, "bembeyaz bir örtü sermek" benzetmesiyle anlatılmıştır. Papatyaların bir tarlayı bembeyaz kaplaması gerçek hayatta sıkça görülen ve doğal bir durumdur. Burada bir benzetme (papatyalar örtüye benzetilmiş) yapılmış olsa da, durum olduğundan çok daha büyük veya imkansız bir şekilde anlatılmamıştır. Gerçekçi bir gözlemi ifade eder. Dolayısıyla bu cümlede abartma sanatı kullanılmamıştır.
Bu cümlede, kişinin duyduğu sevinç "havalara uçmak" ve "dünyaların kendisinin olması" gibi gerçek dışı ve imkansız durumlarla ifade edilmiştir. İnsan sevinçten fiziksel olarak havalara uçamaz veya tüm dünyaya sahip olamaz. Bu, sevincin aşırı derecede büyütülerek anlatılmasıdır. Dolayısıyla bu cümlede abartma sanatı kullanılmıştır.
Yukarıdaki incelemeler sonucunda, C seçeneğindeki cümlenin gerçekçi bir durumu benzetme yoluyla anlattığı, ancak abartma içermediği görülmektedir.
Cevap C seçeneğidir.