Sevgili öğrenciler, bu soru Kur'an-ı Kerim'deki kelimelerin hem sözlük anlamlarını hem de kullanıldıkları bağlamdaki derin anlamlarını kavramanın önemini vurgulamaktadır. Şimdi bu ifadeyi adım adım inceleyelim:
-
Öncelikle, "eydîhim" kelimesinin Arapça kökenine bakalım. Bu kelime, "yed" (yedi) kelimesinin çoğulu olan "eydî" (eller) ve "onların" anlamına gelen "him" zamirinin birleşmesinden oluşur. Dolayısıyla, kelimenin sözlük anlamı "onların elleri" demektir. Bu bilgiye göre B seçeneği ("Onların elleri") kelimenin doğrudan sözlük anlamıdır.
-
Ancak Kur'an-ı Kerim'de kelimeler bazen mecazi veya bağlamsal anlamlar kazanabilir. Soru, bu ifadenin Hz. Musa'nın asası bağlamında ne anlama geldiğini sormaktadır. Hz. Musa'nın kıssasında, Firavun'un sihirbazları ile olan mücadelesi önemli bir yer tutar. Sihirbazlar, elleriyle yaptıkları sihirlerle iplerini ve değneklerini yere attıklarında, insanlara sanki yılanmış gibi görünmesini sağlamışlardır.
-
Burada sihirbazların "elleri" (eydîhim), sihirlerini gerçekleştirmek için kullandıkları araçtır. Yani, elleriyle ortaya koydukları şey "sihir"dir. Kur'an, bazen bir eylemin aracını (el) kullanarak o eylemin kendisini veya sonucunu (sihir) ifade edebilir. Bu, bir tür mecazi kullanımdır.
-
Hz. Musa'nın asası, Allah'ın izniyle sihirbazların bu göz boyamalarını, yani "sihirlerini" yutarak gerçeküstü bir mucize göstermiştir. Dolayısıyla, "eydîhim" ifadesi, sihirbazların elleriyle gerçekleştirdikleri ve Hz. Musa'nın asasının yuttuğu "sihirleri"ni kastetmektedir. Bu nedenle, kelimenin bu özel bağlamdaki anlamı "onların sihirleri" olarak yorumlanır.
-
Diğer seçeneklere baktığımızda: A) "Onların gözleri" ve C) "Onların ayakları" kelimenin anlamıyla veya bağlamla doğrudan ilgili değildir. B) "Onların elleri" ise kelimenin sözlük anlamı olsa da, sorunun sorduğu "Hz. Musa'nın asası için kullanılan" özel bağlamda, ellerin ürünü olan "sihir" kastedilmektedir.
Cevap D seçeneğidir.