Bu soru, İslam düşüncesinde tasavvufi düşüncenin oluşum sürecine etki eden faktörleri değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Şıkları tek tek inceleyelim:
A) Dünyevi hazlardan uzaklaşma ve ahiret odaklı bir yaşam sürme isteği: Bu durum, tasavvufun ilk çekirdeğini oluşturan zühd hareketinin temel motivasyonudur. Zühd, dünyaya karşı mesafeli duruşu ve ahiret odaklı yaşamı ifade eder. Tasavvuf bu zühd anlayışının üzerine inşa edilmiştir. Dolayısıyla bu, tasavvufun oluşumunda etkili bir faktördür.
B) Siyasi çekişmeler ve toplumsal huzursuzluklar karşısında manevi bir sığınak arayışı: Özellikle Emeviler ve Abbasiler dönemlerindeki siyasi çalkantılar, toplumsal adaletsizlikler ve dünya malına düşkünlük, pek çok kişiyi içe dönük bir maneviyat arayışına itmiştir. Tasavvuf, bu arayışa bir cevap ve sığınak olmuştur. Bu da tasavvufun yaygınlaşmasında önemli bir nedendir.
C) Kur'an ve Sünnet'in zahiri yorumlarının yanı sıra batıni anlamlarını keşfetme arzusu: Tasavvuf, İslam'ın zahiri (dışsal) hükümlerini yerine getirirken, aynı zamanda bu hükümlerin ve Kur'an ayetlerinin, hadislerin batıni (içsel, derin) anlamlarına ulaşmayı hedefler. Bu derinlik arayışı, tasavvufi düşüncenin temel dinamiklerinden biridir.
D) İslam fetihlerinin durması ve Müslüman coğrafyasında ekonomik durgunluk yaşanması: İslam fetihlerinin durması veya ekonomik durgunluk gibi sosyo-ekonomik durumlar, bir toplumda çeşitli sonuçlar doğurabilir. Ancak bu durumlar, tasavvufi düşüncenin doğrudan doğruya bir "oluşum süreci" nedeni olarak kabul edilmez. Tasavvuf, daha çok manevi, ahlaki ve felsefi arayışlardan kaynaklanan bir gelişim göstermiştir. Ekonomik durumlar dolaylı olarak insanların manevi arayışlarını artırsa da, tasavvufun kendine özgü metodolojisi ve kavram dünyasının doğrudan sebebi değildir.
E) Nefis terbiyesi, ahlaki arınma ve Allah'a yakınlaşma çabasının bir metot kazanması: Tasavvuf, bireyin nefsi ile mücadelesini, kötü huylardan arınarak güzel ahlakı benimsemesini ve nihayetinde Allah'a manevi olarak yakınlaşmasını sistemli bir eğitim ve terbiye süreciyle ele alır. Bu metotlaşma, zühdün ferdi çabasından tasavvufun kurumsal yapısına geçişin temel göstergesidir.
Bu değerlendirmeler ışığında, İslam fetihlerinin durması ve ekonomik durgunluğun yaşanması (D şıkkı), tasavvufi düşüncenin oluşum sürecinde diğer şıklarda belirtilen manevi ve entelektüel faktörler kadar doğrudan ve temel bir sebep değildir.