Niyet, bir şeyi yapmaya karar vermek, içten gelen bir istekle bir işe başlamaktır. Tıpkı bir tohumun filizlenmeye karar vermesi gibi, niyet de içimizde bir şeyleri başlatır. Mesela, ders çalışmaya niyet etmek, arkadaşına yardım etmeye niyet etmek gibi.
İhlas ise, bir şeyi sadece Allah rızası için, içtenlikle ve samimiyetle yapmaktır. Yani, yaptığımız işte gösterişten, başkalarının beğenisini kazanma düşüncesinden uzak durmaktır. İhlas, bir çiçeğin sadece güneş için açması gibi, yaptığımız her şeyi Allah'ın hoşnutluğu için yapmaktır.
Niyet ve ihlas birbirini tamamlayan iki güzel kavramdır. Bir işe niyet ettiğimizde, o işi ihlasla yapmaya özen göstermeliyiz. Yani, niyetimiz doğru ve iyi olmalı, amacımız ise sadece Allah'ın rızasını kazanmak olmalıdır.
Niyet ve ihlas, hayatımızı anlamlı kılar ve yaptığımız işlere değer katar. İhlaslı bir niyetle yapılan her iş, Allah katında değerli olur ve bize sevap kazandırır. Unutmayalım ki, niyetlerimiz amellerimizin aynasıdır ve ihlasla yapılan her iş, bizi Allah'a daha da yakınlaştırır.