Çözünürlük, bir maddenin belirli bir sıcaklıkta belirli bir miktar çözücü içinde çözünebilme yeteneğidir. Yani, ne kadar çok çözünüyorsa, çözünürlüğü o kadar yüksektir diyebiliriz. Tıpkı şekerli çay yaparken, ne kadar şeker atarsak atalım bir yerden sonra şekerin çözünmemesi gibi, her maddenin de bir çözünürlük sınırı vardır.
Çökelme, bir çözeltide çözünmüş olan maddenin çözünürlük sınırının aşılması sonucu katı halde ayrışarak dibe çökmesidir. Yani, çözelti artık o maddeyi daha fazla çözemediği için, madde katı parçacıklar halinde görünür hale gelir.
Çözünürlük ve çökelme, birbirleriyle yakından ilişkili olan zıt olaylardır. Bir maddenin çözünürlüğü, o maddenin ne kadarının çözelti içinde kalabileceğini belirlerken, çökelme ise çözünürlük sınırının aşılması durumunda meydana gelir.
Sıcaklık, hem çözünürlüğü hem de çökelmeyi etkileyebilir. Genellikle sıcaklık arttıkça katıların çözünürlüğü artar. Bu durumda, sıcak bir çözeltide daha fazla madde çözünebilirken, soğudukça çözünürlük azalır ve çökelme meydana gelebilir.
İyonik bileşikler suda çözündüklerinde iyonlarına ayrışırlar. Örneğin, sofra tuzu (NaCl) suda çözündüğünde sodyum ($Na^+$) ve klorür ($Cl^−$) iyonlarına ayrışır. Eğer çözeltideki iyonların konsantrasyonu, o bileşiğin çözünürlük çarpımını (Kçç) aşarsa, çökelme meydana gelir.
Gümüş nitrat ($AgNO_3$) ve sodyum klorür (NaCl) çözeltileri karıştırıldığında, gümüş klorür (AgCl) çökeleği oluşur. Bu olay şu şekilde açıklanabilir:
$AgNO_3(aq) + NaCl(aq) \rightarrow AgCl(k) + NaNO_3(aq)$
Eğer $Ag^+$ ve $Cl^−$ iyonlarının konsantrasyonlarının çarpımı, AgCl'nin Kçç değerini aşarsa, AgCl katısı çökelir.