İşyerleri, ticari faaliyetlerin merkezi olmanın yanı sıra, şirket sırlarının, özel belgelerin ve rekabet avantajı sağlayan bilgilerin de saklandığı yerlerdir. Bu nedenle, işyeri dokunulmazlığı, hem Anayasa hem de ilgili yasalarla güvence altına alınmıştır. Ancak, suçla mücadele kapsamında, yetkili merciler tarafından arama kararı verilmesi, bu dokunulmazlığın sınırlarını gündeme getirmektedir.
Arama kararı, bir suçun işlendiğine dair makul şüphe bulunması halinde, delil elde etmek veya suç faillerini yakalamak amacıyla hakim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının emriyle yapılabilen bir işlemdir. Arama kararının hukuki dayanakları şunlardır:
İşyeri dokunulmazlığı, konut dokunulmazlığına benzer şekilde, özel bir alana saygı gösterilmesi ilkesine dayanır. Ancak, işyerleri, ticari faaliyetlerin yürütüldüğü ve kamuya açık olabilen yerler olduğu için, bu dokunulmazlık mutlak değildir. Arama kararı verilmesi halinde, işyeri dokunulmazlığı belirli ölçüde sınırlandırılabilir.
Arama sırasında, ticari sırların korunması büyük önem taşır. Ticari sırlar, bir işletmenin rekabet gücünü artıran, gizli tutulan ve yetkisiz kişilerin erişimine kapalı olan bilgilerdir. Arama sırasında bu bilgilerin ifşa olması, işletmeye ciddi zararlar verebilir.
Hukuka aykırı bir arama yapılması halinde, işyeri sahibinin veya temsilcisinin başvurabileceği hukuki yollar bulunmaktadır:
Arama kararı ve işyeri dokunulmazlığı arasındaki denge, hem suçla mücadele hem de ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşır. Arama kararlarının hukuka uygun, orantılı ve ticari sırların korunmasına özen gösterilerek uygulanması, bu dengeyi sağlamanın temel şartıdır.