Birinci Dünya Savaşı, 1914-1918 yılları arasında yaşanan ve dünya tarihinin en yıkıcı çatışmalarından biri olarak kayıtlara geçmiştir. Bu savaş, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine, imparatorlukların yıkılmasına ve dünya siyasi haritasının yeniden şekillenmesine neden olmuştur. Savaşın nedenlerini anlamak, 20. yüzyılın siyasi dinamiklerini kavramak açısından büyük önem taşır.
19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında Avrupa'da yayılan milliyetçilik akımı, büyük imparatorluklar içindeki etnik grupların bağımsızlık taleplerini artırdı. Özellikle Balkanlar'da "Balkan Milliyetçiliği" olarak adlandırılan hareket, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nu zor durumda bıraktı.
Sanayi Devrimi'nden sonra Avrupa devletleri, ham madde kaynaklarına ve yeni pazarlara ulaşmak için sömürge yarışına girmişti. Bu yarış özellikle Almanya ile İngiltere arasında gerilimi artırdı. Almanya'nın "Weltpolitik" (dünya politikası) adını verdiği sömürgecilik stratejisi, İngiltere'nin denizlerdeki hakimiyetini tehdit ediyordu.
Avrupa devletleri arasında özellikle deniz kuvvetlerinde yaşanan silahlanma yarışı, gerilimi tırmandırdı. Almanya'nın İngiltere'ye rakip olacak bir donanma inşa etme çabaları ve kara kuvvetlerindeki artış, diğer devletleri de benzer politikalar izlemeye itti.
Avrupa devletleri, güvenliklerini sağlamak amacıyla bir dizi ittifak antlaşması imzaladı:
Bu ittifaklar sistemi, yerel bir çatışmanın kısa sürede genel bir savaşa dönüşmesine zemin hazırladı.
28 Haziran 1914'te Avusturya-Macaristan veliahtı Arşidük Franz Ferdinand'ın, Sırp milliyetçisi Gavrilo Princip tarafından Saraybosna'da öldürülmesi, savaşın başlaması için doğrudan tetikleyici oldu. Bu olay, mevcut gerilimlerin savaşa dönüşmesine neden olan "kıvılcım" görevi gördü.
Suikastin ardından Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Sırbistan'a 48 saat süreli ve çok ağır koşullar içeren bir ültimatom verdi. Sırbistan'ın bu ültimatomun bazı maddelerini reddetmesi üzerine Avusturya-Macaristan, 28 Temmuz 1914'te Sırbistan'a savaş ilan etti.
Avusturya-Macaristan'ın Sırbistan'a savaş ilan etmesi, ittifaklar sisteminin devreye girmesine neden oldu:
Almanya, iki cepheli bir savaştan kaçınmak için Schlieffen Planı'nı uygulamaya koydu. Bu plana göre, Fransa batıda hızla yenilgiye uğratılacak, ardından tüm güç doğu cephesine kaydırılacaktı. Ancak bu planın uygulanması, Almanya'nın tarafsız Belçika'ya saldırmasını gerektirdi ve İngiltere'nin savaşa girmesine neden oldu.
Birinci Dünya Savaşı, tek bir nedene bağlı olarak değil, uzun yıllar biriken siyasi, ekonomik ve sosyal gerilimlerin bir sonucu olarak patlak vermiştir. Savaşın genel nedenleri (milliyetçilik, emperyalizm, silahlanma yarışı ve ittifaklar) zemin hazırlarken, özel nedenler (Saraybosna suikasti ve bunun tetiklediği diplomatik kriz) savaşın başlaması için gerekli kıvılcımı sağlamıştır. Bu karmaşık nedenler ağı, Avrupa'nın büyük güçlerini dört yıl sürecek ve milyonlarca insanın hayatına mal olacak bir savaşın içine sürüklemiştir.