Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), insanlığın vicdanını derinden sarsan en ağır suçları (soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçu) yargılamak üzere kurulmuş daimi bir mahkemedir. Ancak UCM'nin yetki alanı sınırsız değildir. Roma Statüsü'nde yer alan tamamlayıcılık ilkesi, UCM'nin ulusal yargı sistemleriyle ilişkisini düzenleyen temel bir prensiptir.
Tamamlayıcılık ilkesi, UCM'nin ulusal yargı sistemlerinin yerini almasını değil, onları tamamlamasını öngörür. Bu ilkeye göre, bir suçun ulusal düzeyde soruşturulması veya yargılanması halinde, UCM'nin yetkisi devreye girmez. UCM, yalnızca ulusal yargı sistemleri isteği olmaması veya yeteneği olmaması durumunda müdahale eder.
Tamamlayıcılık ilkesinin temel amaçları şunlardır:
UCM Savcılığı, bir durumun veya davanın UCM'nin yetki alanına girip girmediğini değerlendirirken, tamamlayıcılık ilkesini dikkate alır. Savcılık, ulusal makamların soruşturma veya yargılama yapıp yapmadığını, sürecin bağımsız ve tarafsız olup olmadığını ve ulusal yargı sisteminin etkin bir şekilde işleyip işlemediğini titizlikle inceler.
Tamamlayıcılık ilkesi, UCM'nin meşruiyetini ve etkinliğini artırmada kritik bir rol oynar. Bu ilke sayesinde UCM, ulusal egemenlik ilkesine saygı gösterir ve ulusal yargı sistemleriyle işbirliği içinde çalışır. Aynı zamanda, en ağır suçların faillerinin cezasız kalmasını engelleyerek uluslararası adaletin sağlanmasına önemli bir katkıda bulunur.