Namık Kemal'in 1880'de yayımlanan "Cezmi" romanı, Türk edebiyatının ilk tarihî romanı olmasıyla büyük önem taşır. Osmanlı'nın 16. yüzyıldaki İran savaşları dönemini ele alan eser, vatanseverlik, dostluk ve aşk temalarını tarihî bir arka plan üzerine işler.
Roman, genç sipahi Cezmi'nin İran-Osmanlı savaşları sırasında yaşadığı serüvenleri merkezine alır. Cezmi, savaşta esir düşen Kırım Hanı Adil Giray'ı kurtarmak için İran sarayına gider. Burada, İran Şahı'nın kızkardeşi Şehriyar ve nedimesi Perihan ile karmaşık bir ilişki ağı içine girer. Eser, kişisel tutkular ile vatan sevgisi arasındaki çatışmayı derinlemesine işler.
Cezmi, hem fiziksel gücü hem de entelektüel birikimiyle öne çıkan idealist bir Osmanlı gencidir. İyi bir at biner, kılıç kullanır ve şiir yazar. Bu bölümde onun karakter özellikleri ve Osmanlı ordusuna katılışı anlatılır.
Cezmi, Osmanlı-İran savaşına katılır. Savaş sırasında Kırım Hanı Adil Giray ile tanışır ve arkadaş olur. Ancak Adil Giray İranlılar tarafından esir alınır. Cezmi, onu kurtarmak için bir plan yapar.
Cezmi, İran sarayına gizlice sızar. Burada Şah'ın kızkardeşi Şehriyar ve nedimesi Perihan ile karşılaşır. Her iki kadın da Cezmi'den etkilenir, ancak Perihan'ın asıl amacı İran tahtını ele geçirip Osmanlı ile barış yapmaktır.
Sarayda gelişen duygusal ilişkiler karmaşık bir hal alır. Şehriyar, Cezmi'ye aşık olurken, Perihan ise hem Cezmi'den hem de Adil Giray'dan etkilenir. Ancak Şehriyar'ın kıskançlığı ve planların ortaya çıkmasıyla durum trajik bir hal alır.
Roman, vatan sevgisinin kişisel tutkuların önüne geçmesi temasıyla son bulur. Cezmi, tüm zorluklara rağmen görev ve vatanseverlik duygularına sadık kalır.
Namık Kemal, Cezmi romanında tarihî olayları bir arka plan olarak kullanırken, asıl odak noktası olarak insan ilişkilerini, ahlaki değerleri ve vatan sevgisini işler. Eser, hem tarihî bir roman hem de dönemin sosyal ve siyasi görüşlerini yansıtan önemli bir metindir.