Dernek kurma hakkı, temel hak ve özgürlükler arasında önemli bir yere sahiptir. Ancak bu hakkın niteliği, yani devletin bu hakka müdahale etmeme yükümlülüğü mü yoksa bu hakkın kullanılabilmesi için aktif olarak destek sağlama yükümlülüğü mü taşıdığı, tartışma konusudur. Bu tartışma, dernek kurma hakkının negatif mi yoksa pozitif bir hak mı olduğu sorusunu gündeme getirmektedir.
Negatif haklar, devletin bireylerin hak ve özgürlüklerine müdahale etmemesini, onları kısıtlamamasını veya engellememesini gerektiren haklardır. Bu anlayışa göre, dernek kurma hakkı da negatif bir haktır ve devletin bu hakkı koruma yükümlülüğü, dernek kurma sürecini engelleyici veya zorlaştırıcı düzenlemeler yapmamak, derneklerin faaliyetlerini keyfi olarak sınırlamamaktan ibarettir.
Pozitif haklar ise devletin, bireylerin haklarını kullanabilmeleri için aktif olarak destek sağlamasını, gerekli imkanları sunmasını gerektiren haklardır. Bu anlayışa göre, dernek kurma hakkı sadece devletin müdahale etmemesiyle değil, aynı zamanda derneklerin kurulması ve faaliyetlerini sürdürebilmesi için devletin aktif olarak destek sağlamasıyla da anlam kazanır.
Günümüzde, dernek kurma hakkının sadece negatif veya sadece pozitif bir hak olarak değerlendirilmesi yerine, her iki yönü de içeren karma bir hak olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü ağırlık kazanmaktadır. Bu yaklaşıma göre, devlet hem derneklerin faaliyetlerine müdahale etmemeli, örgütlenme özgürlüğünü korumalı, hem de derneklerin kurulması ve faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli destekleri sağlamalıdır.
Sonuç olarak, dernek kurma hakkı, hem devletin müdahale etmeme yükümlülüğünü içeren negatif bir hak, hem de derneklerin faaliyetlerini destekleme yükümlülüğünü içeren pozitif bir hak olarak değerlendirilmelidir. Bu karma yaklaşım, derneklerin özgürce örgütlenebilmeleri ve toplumun gelişimine katkıda bulunabilmeleri için en uygun zemini sağlayacaktır.