Güneş Sistemi'mizdeki gezegenler arasında, Dünya'ya hem en çok benzeyen hem de en tehlikeli komşumuz olan bir gezegen bulunuyor: Venüs. Bilim insanları, boyut, kütle ve yoğunluk açısından Dünya ile neredeyse ikiz sayılabilecek bu gezegeni "Dünya'nın İkizi" olarak adlandırır. Ancak bu benzerlik, yüzey koşulları söz konusu olduğunda tamamen ortadan kalkar. Gelin, bu büyüleyici ve bir o kadar da gizemli gezegeni daha yakından tanıyalım.
Venüs'ün ikizimiz olması, onu yaşanabilir kılmaz. Aksine, yüzey koşulları itibarıyla Güneş Sistemi'mizdeki en acımasız gezegenlerden biridir.
Venüs'ün atmosferi neredeyse tamamen karbondioksitten (CO2) oluşur ve Dünya'nınkinden 90 kat daha kalındır. Bu yoğun atmosfer, Güneş'ten gelen ısıyı hapsederek kontrolsüz bir sera etkisi yaratır. Sonuç olarak, yüzey sıcaklığı 460°C'yi aşar; bu, kurşunu eritmeye yeterli bir sıcaklıktır!
Bulutları sülfürik asitten oluşur ve asit yağmurları yağar. Ayrıca, yüzeydeki atmosfer basıncı Dünya'dakinin 92 katıdır. Bu, okyanusun 1 km derinliğinde hissedilebilecek bir basınca eşdeğerdir.
Venüs, Dünya'dan çıplak gözle görülebilen en parlak gezegendir. Halk arasında "Sabah Yıldızı" veya "Akşam Yıldızı" olarak da bilinir. Güneş ve Ay'dan sonra gökyüzündeki en parlak cisim olduğu için, tarih boyunca birçok kültürde mitolojik bir öneme sahip olmuştur.
İnsanlık, bu zorlu gezegeni anlamak için birçok uzay aracı göndermiştir. Sovyetler Birliği'nin Venera programı, Venüs'ün yüzeyinden ilk ve tek fotoğrafları çekmeyi başarmıştır. NASA'nın Magellan uzay aracı ise radar kullanarak gezegenin yüzey haritasını çıkarmıştır. Günümüzde de Japonya'nın Akatsuki uydusu gibi misyonlar, Venüs'ün dinamik atmosferini incelemeye devam etmektedir.
Venüs, bize şu önemli dersi verir: Bir gezegenin Dünya'ya fiziksel olarak benzemesi, onun yaşanabilir olduğu anlamına gelmez. İklim ve atmosfer koşulları, bir gezegeni cennete de çevirebilir, cehenneme de. Venüs, Dünya'nın ne kadar özel ve kırılgan bir denge üzerinde var olduğunu hatırlatan, büyüleyici ve bir o kadar da ürkütücü bir ikizidir.